Çarşamba, Mayıs 19, 2021
TOPLU SÖZLEŞME KALKSIN, MEMUR ZAMMINI ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU BELİRLESİN!

TOPLU SÖZLEŞME KALKSIN, MEMUR ZAMMINI ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU BELİRLESİN!

Memur ve memur emeklisi 2020 Temmuz ayında % 4 toplu sözleşme zammına ek olarak, % 5,75 olarak gerçekleşen enflasyon nedeniyle % 1,75 oranında enflasyon farkı almıştı. Yapılan toplu sözleşme uyarınca 2020 yılının ikinci 6 ayı için ise % 4 oranında zam yapılmıştı. TÜİK tarafından belirlenen Temmuz-Aralık döneminde enflasyon ise % 8,36 olarak gerçekleşti. Bu rakama göre memur ve memur emeklilerine %  4.36 enflasyon zammı gelecek. Memur ve memur emeklileri % 3’lük de sözleşme zammı alacak. Böylece memur ve memur emeklileri ocak ayında toplam % 7,36 zam alacağı açıklandı.

Memurun toplam zam oranı % 13,11 olarak belirlenirken Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yapılan açıklamada asgari ücretin 2021 yılı için % 21,56 oranında arttırıldığı açıklandı.

Yukarıda açıklanan rakamları sizler için okumak ne kadar üzücü ise bizler için de yazmak o kadar zor geldi. Gerek işçi ve gerekse memur kesimi aynı ülkede aynı enflasyon rakamlarına maruz kalırken, her ikisinde farklı artış oranı uygulanmıştır. Bu tablo memurlar adına yapılan toplu sözleşmenin ne kadar anlamsız ve boş olduğunun en basit göstergesidir. Gerek ilk altı aylık ve gerekse ikinci altı aylık dönemler için alınan zam oranı her dönem enflasyon rakamları altında erimiş, her iki periyotta da memur matematik bilmeyen, ekonomik analizden yoksun siyasal yetkili sendikanın basiretsizliği altında ezilmeye mahkûm bırakılmıştır. Memur toplu sözleşme masasında, geleceğe yönelik siyasal beklenti içinde bulunan sendika yöneticilerine meze yapılmıştır. Orta oyunundan ibaret toplu sözleşme masasının memura hiçbir faydası yoktur. Ne kadar üzücüdür ki, memur yetkili sendika vasıtasıyla toplu sözleşme masasından umudunu kesmiş, kendisini asgari ücret tespit komisyonunun temsil etmesini bekler hale gelmiştir!

HESABIMIZ MAHŞERE KALMASIN!

Hesap ortada, kitap ortada… Vatandaşın hayatını ikame ettirmesine yönelik temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlar % 30’un üzerine çıkmıştır. Resmiyete esas edilen enflasyon rakamlarına göre işçiye yıllık % 21,56 oranında artış yapılırken memura yıllık % 13,11 oranında artış yapılmıştır. Memurların zam oranı buçuklu rakamlarla mahkûm edilmiş, hakları gasp edilmiştir. Yetkili sendika marifetiyle hakkı gasp edilen memurun hakkı bir an önce ödenmeli, hesabımız asla mahşere kalmamalıdır.

SENDİKALAR ARTIK SİYASETİ BIRAKMALI!

Memurun en büyük kayıpları, kendisini siyasal hırsa adayan sendikaların eliyle gerçekleşmiştir. Patronla karşı karşıya oturmaktansa yan yana oturmayı tercih eden sendikaların memura hiçbir zaman faydası olmayacak, bilakis ciddi zararlar verecektir. Seçim dönemi parti gölgesi altında faaliyet gösteren ve hatta bu konuda ciddi çalışmalar yapan sendikaların ve yine milletvekili olma hırsıyla memuru satan sendika yöneticilerinin bir an önce bu sevdadan vazgeçmeleri gerekmektedir. Yaptıkları işin ve üyelerine karşı olan sorumluluğunu yerine getirmekten uzan bu nitelikteki sendikalar memura yeterince zarar vermişlerdir.

ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR… (BİTMEYEN ÇALIŞMA İCAT EDİLMİŞ!..)

Adalet Bakanlığı personeline yönelik sendikamızca birçok çalışma ve neticesinde görüşmeler yapılmıştır. Tüm meslektaşlarımıza yönelik tarafımıza sözler verilmiş, taleplerimiz doğrultusunda çalışmalar başlatıldığı söylenmiş, ancak aradan geçen uzun zamana rağmen bu çalışmalar her nedense bir türlü nihai sonuca ulaştırılmamıştır. Tüm meslektaşlarımızla birlikte buradan şu sonucu çıkartıyoruz; “En sonunda bitmeyen çalışma icat edilmiş ancak biz bunun farkına varmamışız!” Tüm personelimiz artık verilen sözlerin nihai hedefe ulaşmasını istemektedir. Başımızın okşanıp, sessizliğe mahkûm edilmemiz gibi bir beklentimiz yoktur.

 

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


iki − 1 =