Çarşamba, Temmuz 3, 2019
Şehit polis memurumuz Fethi SEKİN adı yaşatılmalıdır

Şehit polis memurumuz Fethi SEKİN adı yaşatılmalıdır

İzmir Adliyesi’nde görevli hâkim ve savcıların kullandığı C Kapısı önünde şüpheli bir aracın park ettiğinin görevli polis memuru Fethi SEKİN tarafından fark edilmesi üzerine, araca müdahale edilmesi anında teröristler ile polis memurumuz arasında çatışma çıkmış, çıkan çatışmada teröristlerden biri öldürülürken görevli polis memurumuz Fethi SEKİN maalesef şehit olmuştur. Araçta bulunan diğer teröristin adliye binasına rastgele ateş açması sonucunda adliyede görevli meslektaşımız Musa CAN da şehadet mertebesine ulaşmıştır.

Büyük bir özveri ve birlik ruhuyla görev yapan yargı birimlerine gözdağı vermeye çalışan bu saldırı sonucu verdiğimiz şehitler ülkemizde büyük bir üzüntüye yol açmıştır. Her ne kadar terör mensupları ülkemizde kaos ortamı yaratmak suretiyle bizlerin umutsuzluğa kapılmamızı hedefleseler de amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklarını açıkça göreceklerdir.

Bizler biliyoruz ki; terör örgütleri ülkemizde kaos ortamı yaratarak huzurun ve istikrarın ortadan kalkmasını hedeflemekte, meydana gelecek kaostan kendilerine ve tetikçilerine kanlı menfaatler sağlamaya çalışmaktadırlar. Asırlar boyu büyük acılara göğüs germiş bu toplumun her ne kadar sabrının ve gücünün farkına varmasalar da, bu vatan evlatlarının sahip oldukları toprakları hiçbir zaman feda etmeyeceklerinin de farkına varamadıkları açıkça görülmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız beyanında; “Adı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun, tüm terör örgütlerine karşı milli bir seferberlik ilan edilmiştir. Her kim bu örgütlerin çalışmalarıyla, elamanlarıyla ilgili bir şey görür ve duyarsa hemen güvenlik güçlerine bilgi versin. Bundan sonra dağdaki ve şehirdeki teröristlere ve onları destekleyen hiç kimseye bir an rahat yok, huzur yok” demek suretiyle bu işteki kararlılığını açıkça ifade etmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, bu tür vahşete imza atan terör guruplarının eylem planlarını tek başına yapmadıklarını çok iyi biliyoruz. Terör maşalarına bu saldırının alt yapısını hazırlayan, vatanımızın bölünmesi konusunda şehvetleri doruğa çıkmış olan mevcut ülkelerin varlığından da bizzat haberdarız. Bu ülkeleri de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak ayrıca lanetliyoruz.

Şehit Polisimiz Fethi SEKİN hiç kuşkusuz ki İzmir Adliyesinin hakimi savcısı amiri memuru her kesmi tarafından tanınan, kişiliği, karakteri ve meslek bilinci ile herkeste yer edinmiş sevilen ve sayılan bir polis ve aynı zamanda devletine, milletine bağlı bir yurttaştır. İzmir Adliyesi bu acı kayıpla adeta yıkılmıştır. Olayın ardından sanki zaman durmuş ve İzmir Adliyesi geçmişte kalmıştır.

Şehidimiz İzmir Adliyesi çalışanlarına, İzmir’e, vatanına olan sadakatini vefasını alçakların kurşunlarına göğsünü siper ederek göstermiş ve sevdiği kutsal gördüğü değerleri korumak için can vermiştir. Geride bıraktığı ailesinin bundan böyle ülkemiz geleceğinde huzurlu, başı dik, gururlu yaşaması devletimizin elindedir.    Adalet Bakanlığı çalışanları olarak şimdi vefa sırası bizlerdedir. İzmir Adliyesi şehidimizin kahramanlığı destanlaştırmalıdır.

Şu bilinmelidir ki, şehidimiz sıradan bir davranış göstermemiştir. Şehidimizin davranışı tam anlamıyla kahramanlıktır. Bu nedenle şehidimize olan vefamızı en büyük şekilde göstermemiz minnettarlığımızın bir nişanesi olacaktır.

Bu amaçla; İzmir Adliyesi Hizmet Binası dahilinde, şehidimizin şehadete erdiği yerde ve adliye binasına ulaşımın sağlandığı ana caddede görsel ve yazınsal olarak anılarının yaşatılması yönünde çalışma başlatılmıştır.

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


yedi × = 56