Salı, Ağustos 22, 2017
Rotasyonun iptali hususunda çalışmalarımız aralıksız devam ediyor

Rotasyonun iptali hususunda çalışmalarımız aralıksız devam ediyor

Adalet Bakanlığı’nca çıkartılan; “Memur Sınav Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” uyarınca yazı işleri müdürleri ve idari işler müdürleri rotasyona tabi tutulmasına karar verilmişti. Çıkartılan bu yönetmelik, yazı işleri müdürleri ve idari işler müdürleri tarafından haklı bir tepkiyle karşılanmış idi.

Bunun üzerine sendikamızca Danıştay’a rotasyonun iptali hususunda dava açılmış, açılan davanın yanı sıra rotasyonun iptaline dair bürokratik görüşmelere de devam edilmektedir. Bugün Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcımız Sayın Basri BAĞCI ile genel merkez yönetim kurulu üyelerimiz ve birçok ilden iştirak eden yazı işleri müdürü arkadaşlarımızla yapılan istişare toplantısında, rotasyonun hem kurum hem de personel açısından bir kısım zararlarının olduğu, yapılan inceleme ve araştırma neticesinde uygulamanın her iki tarafın da mağduriyetine sebebiyet vereceği ifade edilmiş, bu hususla alakalı tarafımızca tanzim edilen rapor kendilerine sunulmuştur.

Sunulan raporumuzda rotasyonun kuruma vereceği zararlar maddeler halinde şu şekilde sıralanmıştır;

  • Her bir değişim beraberinde hata getirecek, bu da kimi zaman kurum için maddi zararlara yol açabilecektir.
  • Değişim süreci zaman alacak, bu süre zarfında etkinlik düşecek, iş yükü artacaktır.
  • Değişime direnen, rotasyondan memnun olmayan personel ile çatışma yaşanabilecektir. Bu çatışma durumun geneline yansırsa personelin kuruma olan güveni zarar görecektir, huzursuz bir ortam oluşacaktır.
  • Değişim sürecine alışamayan ve dolayısıyla hata yapan bir personel, beraber çalıştığı iş arkadaşlarını da olumsuz etkileyecek, aynı korku ve stres onlarda da yerleşmeye başlayacaktır.
  • Yaşanan bu olumsuz durumlar çalışılan birimde üretkenliğin azalmasına sebebiyet verecektir.
  • Aile bütünlüğü bozulan personel, ailesine görme eğilimi ile sürekli mazeret izinleri üretecek, bu husus da iş etkinliğini ve verimliliğini düşürecektir.

Yine sunulan raporumuzda rotasyonun personele vereceği zararlar da maddeler halinde şu şekilde sıralanmıştır;

  • Personelin yaptığı işten zevk alan personel için veya değişimi kolaylıkla kabullenip uyum sağlayamayan personel için motivasyon düşürücü etkisi olacaktır.
  • Yeni koşullara adapte olma konusunda korku yaşanacak; bu da strese yol açacaktır.
  • Her ne kadar birçok işi kendine bağlayıp kurum içinde etkili bir yeri olduğunu düşünse de, gelecek konusunda bir belirsizlik yaratacaktır. Çünkü yeni bir birime geçirileceğini bilen bir personel, o bölüm ile ilgili belirsizlik yaşar, bu da yine strese ve korkuya yol açar.
  • Rotasyon sonrası atandığı yere adapte olmaya çalışan personel, çevresel koşullarla birlikte konaklamaya ilişkin lojman yetersizliğinden de olumsuz etkilenecektir.

Yukarıda gerek kurumsal ve gerekse personel açısından rotasyonun vermiş olduğu zararlar kısaca anlatılmış ise de, personelin geçmiş dönemde “Yazı İşleri-İdari İşler Müdürlüğü” gibi teklif edilen kadroyu kabul etme şartları arasında rotasyon şartının olmaması büyük önem arz etmektedir. Yani idare ile personel arasında bu hususta bir irade beyanı açıklanmış, her iki tarafın da kabulü neticesinde personel bu kadrolara dahil edilmiştir. Ancak kabul gören teklifi yapan kurumun daha sonra tek taraflı olarak sözleşme şartlarını değiştirmesi doğru olmayacağı ayrıca ifade edilmiştir.

Kaldı ki idare tarafından yapılan ve kabul gören bu teklif üzerine yazı işleri müdürü ve idari işler müdürü kadrolarına atanan personeller, uzun yıllar boyunca bulundukları mahallerde yerleşik hayat düzenlerini kurmuş olup, kurulan bu hayat düzeninde çocukların eğitimleri, eşlerinin yapmış oldukları işin niteliği de göz önünde bulundurulduğunda rotasyonu imkânsız hale getirmiştir.

Diğer bir husus da; Anayasa’nın 41. maddesinde belirtildiği üzere “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar” denilmektedir. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları başlıklı 65. maddesinde ise , “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir” denilmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığınca yapılması düşünülen rotasyon uygulamasının gerek kurumsal ve gerekse personel açısından ciddi sıkıntılar doğuracağı açıkça görüldüğünden, bahse konu yönetmeliğin kaldırılarak rotasyonun iptali talep edilmiştir.

Sayın BAĞCI ifadesinde; “Yazı işleri müdürlerinin çalıştıkları birimlerin hafızası olarak nitelendirilmesinin gerektiğini, rotasyonun getirebileceği sıkıntıların farkında olduklarını, bu hususta bakanlıkça yeniden değerlendirme yapılacağını ve sunmuş olduğumuz raporu incelediğini, bu raporu da yapılacak değerlendirmede dikkate alacaklarını” özetle beyan etmiştir.

Meslektaşlarımız tarafından tepkiyle karşılanan bu sorunun çözümü noktasında göstermiş olduğu hassasiyetinden ötürü  sayın müsteşar yardımcımıza ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

 

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET BÜRO SEN ; Adliye Personelleri tarafından 21 Aralık 2009 tarihinde, adliye personellerini tek bir çatı altında birleştirmeye yönelik kurulmuş bir sendikadır. Sendikamız genel başkanı Ankara Adliyesi'nde yazı işleri müdürü olup, yönetimde yer alan genel başkan yardımcılarımız ise yine tamamen adliye (Konya, Mersin, Afyon, Aydın, Van ve İzmir Adliyesi) personellerinden oluşmaktadır. Sendikamızın amacı, tüm yargı çalışanlarının bir araya gelerek güç birliği yapması, doğru buldukları isteklerini ve ellerinden alınan birçok özlük haklarını, daha güçlü bir şekilde dile getirerek gerekli düzenlemelerin yapılmasının sağlanmasıdır. Sendikamız kuruluşunda, sendikacılığın sözlük anlamının "Hizmet" olduğu öngörüsüyle hareket ederek, hiç bir siyasi partinin arka bahçesi olmama kararı almış, siyasetten uzak sendikacılık anlayışını benimsemiştir. Siyaset ile sendikamız arasına kalın bir duvar örülerek, bu husus bizlerin vazgeçilmez bir olgusu haline gelmiştir. Adalet Büro Sen, yargı çalışanlarının şikayetçi olduğu, mobbing, yalnızlaştırılma, önemsizleştirilme ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi tutumlarına karşı BİR ARADA DAHA GÜÇLÜ VAR OLDUĞUNU göstereceği doğru adrestir. Bugüne kadar çözülemeyen sorunlarımızı dile getirerek aynı zamanda çözüm önerileri de göstermiştir. Sendikamızca her yılın 8 Aralık tarihi "YARGI ÇALIŞANLARI GÜNÜ" olarak ilan edilmiş, tüm yargı çalışanlarının sesinin daha fazla duyulması sağlanmıştır.

Bir yorum

  1. Hamdi YALÇIN- E.Yazı İşleri Müdürü

    Adalet Büro Sen Genel Başkanı ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Basri BAĞCI ile görüşmelerinin olumlu neticelenmesini dilerim. Sendika yetkilileri taleplerini çok güzel kaleme almış ve ilgili merciye iletmişlerdir. Bu talepler kabul edilemeyecek, makul ve haklı talepler olup ilgili ve yetkililerin bu sese kulak vereceklerini ümit ederim. Bu vesileyle Yargı emekçilerinin sesi ve kulağı olan; yeni seçilen ve görev gelen Yönetim Kurulu Sayın Başkan ve Üyelerini tebrik eder. Başarılarının daim olmasını dilerim.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


− iki = 1