Cumartesi, Ağustos 10, 2019
Memur maaşlarının yasal güvence altına alınması için kanun teklifi verildi

Memur maaşlarının yasal güvence altına alınması için kanun teklifi verildi

Devlet memurlarının maaşlarında yapılacak artışın yıllık enflasyon artış oranından daha az olmaması ve bunun toplu sözleşme konusu olmaması düşüncesiyle milletvekilleri Sezgin TANRIKULU ve Tekin BİNGÖL tarafından kanun teklifi verildi.

Kanun teklifi aşağıdaki şekilde verilmiştir : 

2013 yılında Hükümet ile yetkili konfederasyon arasında imzalanan toplu sözleşme, dünya sendikacılık tarihine büyük bir skandal olarak kaydedilmiştir.

Hükümetin 2014 yılsonu enflasyon tahminini yüzde 5,3 iken yüzde 9,4’e çıkmış, yetkili sendikanın yıllık enflasyon farkını göz ardı ederek kabul ettiği 123 TL’lik zam, memur ve memur emeklilerinin maaşlarında her ay 41 lira ile 578 lira arasında kayba yol açmıştır. Oysa toplu sözleşmeye enflasyon farkı maddesi konulmuş olsaydı, memura 2014 Ocak ayında 123 TL seyyanen verilen zamla artan maaşı üzerinden değil, bunun üzerine enflasyon farkı da eklenerek aldığı maaş üzerinden 2015 Ocak ayında yüzde 3 ve daha sonra 2015 Temmuz ayında yüzde 3 zam almış olacaktı.

Bu Kanun Teklifinin amacı emekçilerin haklarını hukuk kurallarıyla güvence altına almaktır. 2013’te de görülmüştür ki, haklar yetkili kişiler, kurullar, sendikalar eliyle değil ancak kanunlarla, hukuk kurallarıyla korunabilmektedir. Bu nedenle kanun teklifimiz ile yetkili sendikanın 2013 toplu sözleşme görüşmelerinde hangi hesapla göz ardı ettiği anlaşılmayan yıllık enflasyon oranında maaş artışını vazgeçilmez bir genel bir kural haline getirmek amaçlanmıştır. Bu durumda toplu sözleşme görüşmeleri enflasyon oranındaki maaş artışının üzerine yapılacak zamlar ile diğer mali ve sosyal haklar için yapılacaktır”

KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 25/6/2001 tarih ce 4688 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin 5 inci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra maddeye eklenmiştir.

“Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde yapılacak artış yıllık enflasyon oranın altında olamaz. Bu husus toplu sözleşme görüşmelerinin tarafları arasında pazarlık konusu dahi yapılamaz. Toplu sözleşme görüşmeleri kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine yıllık enflasyon oranında verilecek olan zamma ilave olarak getirilecek zamlar ile diğer mali ve sosyal haklar için yapılır.”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


sekiz − = 1