Salı, Kasım 10, 2020
Kemer Adliyesi depreme dayanıksız mı ?

Kemer Adliyesi depreme dayanıksız mı ?

Van iline bağlı Erciş Adliyesi’nin konteyner binasında hizmet vermesi ve bir türlü yeni adliyeye taşınamamasından sonra bu defa da benzeri bir sorun Antalya’nın Kemer Adliyesi’nde ortaya çıktı.

Antalya’nın Kemer ilçesinde yapılan analizler sonucunda, Kemer Adliyesi’nin depreme dayanıklı olmadığı ve çalışanların can güvenliğinin bulunmadığı hususunda tutanak tutulduğu, binanın tabandan çürümeye başladığı ve binanın bodrum katını farelerin istila ettiği öne sürüldü. Adliye binasının öncesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın misafirhanesi iken sonrasında adliye binası olarak hizmet vermeye başladığı belirtildi. Konuya ilişkin Antalya Baro Başkanı yapmış olduğu açıklamada; siyasilerin bir çözüm bulunamaması durumunda Kemer Adliyesi’nin Antalya’ya taşımaya hazır olduklarını söyledi. Adliye çalışanları çalışma ortamından uzun süredir şikayetçi olduklarını, duruşma salonlarının dahi olmadığını ifade ettiler.

Baro Başkanı Alper Tunga Bacanlı; Adliye binasının yetersiz koşulları nedeniyle arşivlenen ve hala devam eden dava dosyalarının adliye bahçesine yerleştirilen konteynerlerde muhafaza edilmesinin uygunsuz olduğunu, sıradan bir vatandaşın buraya gelip bu dosyalara zarar vermesinin çok basit olduğunu söyledi. Ayrıca, “Hükümet konağı, tapu müdürlüğü, milli eğitim müdürlüğü, adliye gibi birçok kurum tek binada işliyor. Yan tarafta yer olmadığı için arşivlenen dava dosyaları konteynerler de muhafaza ediliyor. Hiçbir güvenlik önlemi yok. Buraya yüksek yargı mensupları ve yabancı avukatlar geliyor. Buraya geldiklerinde adliye binalarını incelemek isterler. Şu binanın durumu onların gözünde Türk yargısının imajını zedeliyor. Kemer’e normal bir bina yapılmasını istiyoruz” dedi.

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


altı + 7 =