Salı, Kasım 10, 2020
İcra Memuru arkadaşımıza yapılan saldırı sonrası Adalet Sen Konya Şubesi’nden basın açıklaması: “Asla yalnız değiliz! Meslektaşımıza yapılan saldırı tüm yargı çalışanına yapılmıştır.”

İcra Memuru arkadaşımıza yapılan saldırı sonrası Adalet Sen Konya Şubesi’nden basın açıklaması: “Asla yalnız değiliz! Meslektaşımıza yapılan saldırı tüm yargı çalışanına yapılmıştır.”

12.09.2019 tarihinde,  Konya 8. İcra Müdürlüğünde İcra memuru olarak görev yapan mesai arkadaşımız Gülsün Dilek CİHAN ve avukat katibi olarak görev yapan arkadaşımız Ayşe YAVUZ haciz mahallinde uğradıkları saldırı sonrasında ciddi şekilde yaralanmıştır. Buna ilişkin harekete geçen sendikamız Konya Şubesi bugün Konya Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlemiş olup, Adalet Bakanlığı bünyesinde çalışan hiçbir personelin asla yalnız olmadığını, bir personele yapılan en ufak bir saldırının bütün yargı çalışanına yapıldığını kabul ettiklerini bildirmişlerdir.

Konya Şubesi adına basın açıklaması yapan İlyas OĞUZ; “Özellikle icra dairesinde çalışan meslektaşlarımıza dair bir çok saldırı haberleriyle karşı karşıya kalmaktayız. Dün yine, özel bir inşaat firması sahibinin iş yerine borcundan dolayı icra işlemi için gidilmiş, burada borçlu şirket sahibi iş yerinde icra işlemi yaptırmak istemeyerek belindeki silahı çıkartmış, silahın ateş alması sonucunda yerden seken kurşunlardan bir tanesi icra memuru meslektaşımız Gülsüm Dilek CİHAN’ın bacağını sıyırmış, bir diğer kurşun ise hukuk bürosu katibinin bacağına isabet etmiştir. İcra memuru arkadaşımızın elim hadiseyi hafif bir sıyrık ile atlatmış olması tek tesellimizdir ancak avukat katibi arkadaşımızın durum daha ağır olup bizi derinden yaralamıştır. Her iki arkadaşımıza da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, Allah’tan şifa vermesini temenni ediyoruz.

Bu yaşanan olay ne ilk ne de son olaydır. Öncesinde de birçok kez icra memuru, avukat, avukat katibi ve zabıt katibi arkadaşımız saldırıya, hakaretlere ve tehditlere maruz kalmıştır. Öncelikle bilinmesini isteriz ki icra memurları da tüm kamu görevlileri gibi devletinin hizmetkarıdır. İşini kanunlar çerçevesinde yapılan görevlendirme ile ifa etmektedir. Yapılan işlemler esnasında konunun kişiselleştirilerek icra memurlarına yüklenmesi son derece yanlıştır.

Uygulamadaki eksiklikler ve ihmaller bu ve buna benzer  sonuçları doğurmaktadır. Bireysel silahlanmanın bu denli arttığı bir dönemde icra memurlarının kendini koruyabileceği ya da suçlu tarafı caydırabileceği bir done elinde bulunmamaktadır. Emniyet güçlerinin yoğun mesaisi de her icra işleminin polis eşliğinde yapılmasını imkansız kılmaktadır.

Bir şoförün, bir icra katibinin, bir avukat veya yardımcısının; yılladır deyim yerindeyse içi timsahlarla dolu bir alana bırakılarak, görevlerini, tam, eksiksiz, korkmadan ve hukuka uygun bir şekilde yapmaları beklenmektedir.

Tekrar hatırlatmak isteriz ki icra memurları ve katipler her şeyden önce polis gibi, asker gibi devletimizin herhangi bir kamu kurumunda çalışan memurlar gibi kamu görevlileridir. Yapılan bu saldırıda; icra memuruna, avukata, katibine değil bizzat kanuna ve düzene kurşun sıkılmıştır. Bu kanunun ve düzenin sağlayıcıları kamu görevlileri işlerini kanunlar çerçevesinde zor şartlarda yerine getirmektedirler. İcra memurlarının güvenli bir şekilde görevlerini yerine getirmesinin temini elzemdir. Bu konuda Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığının ve Emniyet Birimlerinin somut ve önleyici adımlar atmasını bir an önce talep ediyor, bekliyor ve istiyoruz.

Bir daha böyle üzücü bir olayın yaşanmaması temennisiyle yaralanan arkadaşlarımız Gülsün Dilek CİHAN ve Ayşe YAVUZ’a tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hukuk mücadalelerinde her daim yanlarında olacağımızı bildiriyor, arkadaşlarımıza yapılan menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Tüm zorluklara rağmen adalet çalışanları olarak bizler yılmadan görevimizi kanunlar çerçevesinde layığıyla yerine getirmeye devam edeceğiz.

Unutulmamalıdır ki; Adalet Bakanlığı bünyesinde çalışan hiçbir meslektaşımız asla yalnız değildir. Bir meslektaşımıza yapılan en ufak bir saldırıyı bütün yargı çalışanına yapılmış kabul ediyoruz. Bizler olduğumuz müddetçe asla da yalnız kalmayacaklar. Bu olayda olduğunu gibi meydana gelebilecek en küçük bir vukuatın sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz. Bu menfur saldırı sonrasında mağdur arkadaşlarımızı ve her an mağdur olmaya aday  bizleri yalnız bırakmayan siz değerli mesai arkadaşlarımıza ve sesimizi duyuran siz değerli basın mensubu arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.” diyerek sözlerini bitirdi.

 

 

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


bir + 5 =