Salı, Mayıs 19, 2020
BİNGÖL ADLİYESİ’NDE PERSONELİN X-RAY CİHAZINDAN GEÇİRİLEREK, EMNİYET GÖREVLİLERİ TARAFINDAN DİDİK DİDİK ARANMALARI ADALET BÜRO SEN GENEL MERKEZİ VE ÜYELERİ TARAFINDAN PROTESTO EDİLDİ.

BİNGÖL ADLİYESİ’NDE PERSONELİN X-RAY CİHAZINDAN GEÇİRİLEREK, EMNİYET GÖREVLİLERİ TARAFINDAN DİDİK DİDİK ARANMALARI ADALET BÜRO SEN GENEL MERKEZİ VE ÜYELERİ TARAFINDAN PROTESTO EDİLDİ.

Bingöl Adliyesi’nde çalışan personellerin X-RAY cihazından geçirilerek didik didik aranmaları konusundaki yoğun şikayet üzerine, Adalet Büro Sen Genel Başkanı Ömer Kalemoğulları, genel başkan yardımcıları Hasan Hüseyin Taşcı,  Niyaz Dülger, İsa Hasar ve disiplin kurulu başkanı Meltem Kağnıcı ve sendika üyeleri ile Bingöl Barosu avukatları eşliğinde basın açıklaması yapıldı.

Yapılan Basın açıklamasında, personelin bir şüpheli, bir zanlı gibi didik didik arandığını belirten Adalet Büro-Sen Genel Başkanı Ömer Ali Kalemoğulları: “Şayet ortada bir güvenlik önleminden bahsediliyorsa, işte o zaman bu güvenlik önlemi hakim-savcı-personel ayrımı yapılmaksızın bütün personele eşit şekilde uygulanmalıdır” dedi. Bingöl Adliyesi personelleri, kuruma girerken maruz kaldıkları arama uygulamasına tepki gösterdiler.

Adliye Sarayı önünde basın açıklaması yapan personeller, açıklama sonrası davul zurna eşliğinde halay çektiler. Adliye personellerinin iş yoğunluğuna dikkat çeken Adalet Büro Sen Genel Başkanı Ömer Ali Kalemoğulları: “Adliye personeli, Türkiye’de mevcut devlet kurumları arasında, gerek iş yoğunluğu ve gerekse çalışma ortamının olumsuz şartlarından en çok etkilenen tek memur kesimidir.

Mevcut siyasi otoritelerce, yargı çalışanlarının, ellerinden tüm ek ödemeleri, fazla mesaileri ve yollukları alınarak mağdur edildikleri yetmiyormuş gibi, çalıştıkları taşra teşkilatlarında da bazı haksız uygulamalara hatta mobbinglere maruz bırakılmaktadırlar. Son zamanlarda Bingöl Adliye personelinin de bu haksız uygulamalara maruz bırakıldıklarını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Biz yargı personeli, bu devletin onurlu – dürüst – mesai mefhumu gözetmeksizin karşılığını alamayacağını bildiği halde fedakârca alın teri döken tek çalışanlarıyız. Bütün bu olumsuz çalışma koşullarına göğüs germemize rağmen, bırakın takdir edilmeyi, bir de üstüne üstlük amir baskısına ve maalesef üzülerek söylüyorum adliyeler içerisinde sınıf tabakası oluşturulmak suretiyle kast sistemi uygulamasına maruz bırakılıyoruz” dedi.

“BİNGÖL ADLİYESİ PERSONELİ BİR ŞÜPHELİ DEĞİLDİR”

Personellere yönelik uygulamayı kınayan Kalemoğulları: “Bingöl Adliyesi’nde personelin bir şüpheli – bir zanlı gibi didik didik aranarak adliyeye girmesini esefle kınıyoruz. Bingöl Adliyesi personeli, toplumun hukuksal düzeninin sağlanmasına yönelik sistemin en önemli çarklarından birisidir. Bingöl Adliyesi personeli hukuksal düzenin işlemesine yönelik görev alır. Bingöl Adliyesi personeli bir zanlı değildir. Bingöl Adliyesi personeli bir şüpheli değildir. Şayet ortada bir güvenlik önleminden bahsediliyorsa, işte o zaman bu güvenlik önlemi hakim-savcı-personel ayrımı yapılmaksızın bütün personele eşit şekilde uygulanmalıdır. Şayet herkese eşit şekilde uygulanamıyorsa o zaman personel üzerindeki bu psikolojik baskı, bezdirici, işten soğutucu uygulamaya bir an önce son verilmelidir. Personele ayrı bir giriş kapısı tahsis edilmeli, en azından mevcut kartlarıyla turnikelerden rahatlıkla geçiş yapabilmeleri sağlanmalıdır. Hiçbir şekilde kolluk kuvvetleriyle yargı çalışanı karşı karşıya getirilmemelidir. Bizler biliyoruz ki güvenlik görevlisi kardeşlerimiz de aldıkları emri uygulama noktasında hareket etmektedirler.

İstanbul-Ankara-İzmir-İzmir-Konya gibi birçok büyük şehirlerde, adliye binalarına hâkim ve savcı ile birlikte tüm yargı çalışanının kartlı geçiş sistemi ile turnikeyi kullandıkları sabittir. Kaldı ki; Bingöl Adliyesi personeline bu giriş kartlarının bastırılmasına rağmen anlaşılamayan sebepten ötürü bu kartların personele dağıtımının yapılmadığını da maalesef üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Bingöl Adliyesi personeline bu giriş kartlarının dağıtılması halinde tüm sorunun çözüme kavuşacağı da açıkça bilinmektedir. Tüm bunların dışında, yapılan uygulama, insan sağlığı açısından değerlendirildiğinde, personelin gün içerisinde defalarca kez giriş kapısını kullandığı, dolayısıyla X-Ray cihazından yayılan radyoaktif ışınların kanseri tetikleyici yan etkilerinin de var olduğu kabul edilmiş olmakla, durumun ne kadar üzücü olduğu da ortadadır” ifadelerini kullandı.

“BU ONUR KIRICI EYLEME BİR AN ÖNCE SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

Kalemoğulları: “Bingöl Adliyesi personeline yapılan bu onur kırıcı eyleme bir an önce son verilmesini istiyoruz. Unutulmamalıdır ki, tüm yargı çalışanları buz dağının görünmeyen devasa kısmıdır. Şayet bugün yargı çarkları düzenli bir şekilde işliyorsa, bunun en önemli nedeni yargı çalışanının fedakâr çalışmasından kaynaklanmaktadır” şeklinde konuştu. Yapılan basın açıklamasının akabinde personeller davul zurna eşliğinde halay çekerek, uygulamayı kınadılar.

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


dört × 5 =