Çarşamba, Mart 4, 2020
Basın açıklamasıdır

Basın açıklamasıdır

İzmir Adliyesi’nde görevli hâkim ve savcıların kullandığı C Kapısı önünde şüpheli bir aracın park ettiğinin görevli polis memuru Fethi SEKİN tarafından fark edilmesi üzerine, araca müdahale edilmesi anında teröristler ile polis memurumuz arasında çatışma çıkmış, çıkan çatışmada teröristlerden biri öldürülürken görevli polis memurumuz Fethi SEKİN maalesef şehit olmuştur. Araçta bulunan diğer teröristin adliye binasına rastgele ateş açması sonucunda adliyede görevli meslektaşımız Musa CAN da şehadet mertebesine ulaşmıştır.

Büyük bir özveri ve birlik ruhuyla görev yapan yargı birimlerine gözdağı vermeye çalışan bu saldırı sonucu verdiğimiz şehitler ülkemizde büyük bir üzüntüye yol açmıştır. Her ne kadar terör mensupları ülkemizde kaos ortamı yaratmak suretiyle bizlerin umutsuzluğa kapılmamızı hedefleseler de amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklarını açıkça göreceklerdir.

Bizler biliyoruz ki; terör örgütleri ülkemizde kaos ortamı yaratarak huzurun ve istikrarın ortadan kalkmasını hedeflemekte, meydana gelecek kaostan kendilerine ve tetikçilerine kanlı menfaatler sağlamaya çalışmaktadırlar. Asırlar boyu büyük acılara göğüs germiş bu toplumun her ne kadar sabrının ve gücünün farkına varmasalar da, bu vatan evlatlarının sahip oldukları toprakları hiçbir zaman feda etmeyeceklerinin de farkına varamadıkları açıkça görülmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız beyanında; “Adı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun, tüm terör örgütlerine karşı milli bir seferberlik ilan edilmiştir. Her kim bu örgütlerin çalışmalarıyla, elamanlarıyla ilgili bir şey görür ve duyarsa hemen güvenlik güçlerine bilgi versin. Bundan sonra dağdaki ve şehirdeki teröristlere ve onları destekleyen hiç kimseye bir an rahat yok, huzur yok” demek suretiyle bu işteki kararlılığını açıkça ifade etmiştir. Haliyle bizlere düşen görev de toplumsal el birliğiyle etrafımızda terör örgütüne ve kanlı ideolojik eylemlerine hizmet eden ne kadar vatan haini var ise, bunu en kısa yoldan emniyet güçlerine bildirilmesi olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, bu tür vahşete imza atan terör guruplarının eylem planlarını tek başına yapmadıklarını çok iyi biliyoruz. Terör maşalarına bu saldırının alt yapısını hazırlayan, vatanımızın bölünmesi konusunda şehvetleri doruğa çıkmış olan mevcut ülkelerin varlığından da bizzat haberdarız. Bu ülkeleri de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak ayrıca lanetliyoruz.

“Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın, haksız yere bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir can kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur” der Yüce Yaradan. Kutsal vatanımızda yaşayan insanlarımızın huzurunu bozmak adına, haince planlar yaparak kardeşi kardeşe düşüren, çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek demeden birçok masum canlara kıyan, elinden silahı, dilinden şiddeti düşürmeyen, tek amacı kardeş düşmanlığını körükleyerek ülkemizin birlik ve beraberliğini yok etmek isteyen teröre ve terörü destekleyen her türlü güce karşı dur diyoruz.

Hep bir ağızdan şunu tekrar haykırıyoruz:

  • Her ne tür vahşete imza atarsanız atın bizler ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ.
  • Hiçbir zaman bizleri birbirimize DÜŞÜREMEYECEKSİNİZ.
  • Her ne kadar farklı düşüncelere sahip olsak da, hepimiz huzur dolu bir vatanda yaşamak uğruna aynı yolda yürümekte SONUNA KADAR KARARLIYIZ.
  • Sendikamız bir sivil toplum örgütü olarak, HER ZAMAN DEVLETİMİZİN VE MİLLETİMİZİN YANINDA OLACAKTIR.
  • Bu tür terör eylemleri hiçbir zaman AMACINA ULAŞAMAYACAKTIR.
  • Şanlı bayrağımız altında TEK DEVLET, TEK MİLLET ve TEK YÜREK olarak YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
  • Bugün bir asker Ömer HALİSDEMİR şehit olur, bin asker Ömer HALİSDEMİR doğar,
  • Bugün bir polis Fethi SEKİN şehit olur, bin polis Fethi SEKİN doğar,
  • Bugün bir savcı Mehmet Selim KİRAZ şehit olur, bin savcı Mehmet Selim KİRAZ doğar,
  • Bugün bir mübaşir Musa CAN şehit olur, bin mübaşir Musa CAN’lar doğar,
  • Bugün bir kaymakam Muhammet Fatih SAFİTÜRK şehit olur, bin kaymakam Muhammet Fatih SAFİTÜRK doğar,
  • Anlayacağınız BİZLER BİR ÖLÜR AMA BİN DİRİLİRİZ.

Bizler ADALET BÜRO SENDİKASI’nı temsilen;

Teröre karşı değişmeyen tavır ve duruşumuzu devam ettirmek suretiyle, bu eylemlerin sebebi olan tüm iç ve dış güçleri NEFRETLE LANETLİYOR, meydana gelen terör saldırısı sonunda şehit olan polis memurumuz Fethi SEKİN ve meslektaşımız Musa CAN’a Yaradandan rahmet, yakınlarına başsağlığı, olay nedeniyle yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.

ADALET BÜRO SEN

…. ŞUBESİ / İL BAŞKANLIĞI

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


yedi − = 4