Cumartesi, Ağustos 10, 2019

Bakan Çelik’den fazla mesai müjdesi !…

Bakan Çelik : “Fazla çalışma varsa ücreti de olacak”

Kamu çalışanı tarafından beklenen haber en sonunda geldi.  Kamu Personel Danışma Kurulu, fazla mesainin ödenmesine ilişkin karar aldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik kurul toplantısı sonunda yaptığı açıklamada,  “Fazla çalışma varsa ücreti de olacak. Fazla mesaiye kalanlara emeklerinin karşılığı ödenecek” dedi.

Ayrıca bakan Çelik yapmış olduğu açıklamada, fazla mesai ücretlerinin ödenmesiyle ilgili en çok bir sendikanın mücadele ettiğini, bu hususta söz konusu sendikanın detaylı çalışma yaparak aksaklıkları bildirmesinin gerektiğini belirtti.

Bu açıklamalar doğrultusunda kamu çalışanlarının aklına bazı sorular gelmektedir. Bunlardan birincisi, “fazla çalışma varsa ücreti de olacak” sözü göz önünde bulundurulduğunda, kamu çalışanının 2013 yılında yapmış olduğu fazla çalışmalarının karşılığının ne olacağı, buna ilişkin geriye dönük bir ödeme yapılıp yapılmayacağıdır. Şayet fazla mesaiye kalanlara emeklerinin karşılığının ödenmesi gerektiği kanaat ve görüşü kamu kudretinde hasıl olmuş ise, bu hakkaniyet düşüncesi doğrultusunda kamu çalışanlarının 2013 yılına yönelik yapmış oldukları fazla mesailerin ödenmesi de aklın ve mantığın bir gereği olacaktır. Aksi takdirde 1 yıl boyunca yapılmayan fazla mesai ödemelerinin, kamu çalışanlarının elinden gasp edilen bir miktar olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Adalet Büro Sen yönetimi, yaklaşık 9 ay önce bu hususların gerçekleşeceğini öngörerek 2013 yılı Mart ayında yargı çalışanına fazla mesailerin ödenmesi hususunda dava açmıştır. Emsal teşkil edecek olan davamız halen devam etmekte olup, dava sonucuna göre geriye dönük fazla mesai ücretleri de ayrıca talep edilecektir.

Akıllara gelen sorulardan ikincisi ise, sayın bakanın yaptığı açıklama doğrultusunda fazla mesailerin ödenmesine ilişkin sadece bir sendikanın mücadele ettiğini beyan etmiş olmakla, bu açıklamaya göre tabiri caiz ise diğer sendikaların eylemsizlik kararı vermişçesine herhangi bir mücadelelerinin ya da taleplerinin olmadığı düşüncesi ortaya çıkmaktadır. Nasıl ki bütün sendikaların siyasetten uzak tarafsız bir kimliğinin olması gerekiyor ise, hükümetin de aynı şekilde tüm sendikalara karşı tarafsız bir tutuma sahip olması gerekmektedir.

Görülen şudur ki, memurlara karşı danışıklı dövüşe dayalı bir orta oyunu sergilenmektedir.  Mevcut iktidar döneminde sayısını yaklaşık 20’ye katlayarak büyük çoğunluğu elinde bulunduran malum memur sendikası, üye olmak üzere defalarca başvurduğu Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ile Uluslararası Hür Sendikalar Konfederasyonu (ICFTU)’na, taraflı olduğu ve danışıklı dövüş yaptığı gerekçesiyle üyelikleri kabul edilmemiştir. Hükümetin bu sendikayı pazarlama girişimindeki düşüncesinin, toplu sözleşmelerde kendilerine karşı yapılan biatlarına karşı bir jest olduğu kamu çalışanlarının zihinlerinde çoktan yer almıştır.

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


− dört = 1