Cumartesi, Ağustos 10, 2019
Adliye personelinin şeker bayramı ZEHİR OLDU!

Adliye personelinin şeker bayramı ZEHİR OLDU!

Cumhurbaşkanlığınca gerçekleştirilen Yargı Reformu Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısında meslektaşlarıma için skandal denilen bir açıklama geldi.

Sayın Cumhurbaşkanımızca Amaç 4 Performans ve Verimliliğin Arttırılması başlıklı bölümünde “Mahkeme yazı işleri güçlenecek ve kariyer meslek olarak yapılandırılacak, yazı işleri müdürlüğünü görevde yükselme ile gelinen değil, hukuk eğitimi alanların sınavla girecekleri bir kariyer meslek yapmayı düşünüyoruz” şeklinde açıklaması Adalet Bakanlığı personeli üzerinde şok etkisi oluşturdu. Adalet Bakanlığı’nca yapılan açıklamada bu gelişme adalet sisteminin taahhüdü olarak nitelendirilmiştir.

Bu gelişmeler ışığında bir kez daha anlıyoruz ki Adalet Bakanlığı personelini korumak ve geleceğini hazırlamak konusunda ziyadesiyle yetersiz kalıyor. Yapılması düşünülen bu düzenlemeyle zabıt katiplerinin tek kariyer şansı olan yazı işleri müdürlüğü, kariyer meslek düzenlemesi adı altında baro lobisinin faaliyetlerine kurban edilerek ellerinden alınmaktadır.

Bizler Adalet Bakanlığı personelinin temsilcileri ve güçlü sesi olarak buradan haykırıyoruz:

  • Öncelikle Adalet Bakanlığı, serbest meslek erbabı olan avukatlara değil, kendi öz personellerine sahip çıkmalıdır.
  • Sayın Cumhurbaşkanımız, adaletin içinde adaletsizliğin tohumlarını atan bu yanlışlıktan bir an önce dönmeli, bakanlığın öz evladının helali olan bu hakkı kurum dışına ikram etmemelidir.
  • Daha ne kadar ezileceğiz. Adalet Bakanlığı personeli olmaktan yorulduk artık. Şayet bu düzenleme iptal edilmez ise açıkça buradan şunu talep ediyoruz; bizleri hakkımızı savunmayan Adalet Bakanlığı’ndan alarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlayın. Ya da kurumlar arası geçişin önü açın ki personelimiz istediği kuruma geçiş yapabilsin.
  • Marifet yazı işleri müdürü olmakta değildir. Asıl marifet bu işi hakkıyla yapabilmektedir. Liyakat sistemini yok sayarak dışarıdan atayacaklarınız, yıllarını bu mesleğe veren zabıt kâtiplerinin asla ama asla yerini tutmayacaktır. Atamayı düşündükleriniz bu görevi öğrenmek adına yine zabıt katiplerine müracaat edeceklerdir.
  • Buradan tüm meslektaşlarımıza sesleniyoruz; “BU YANLIŞTAN DÖNÜLENE KADAR İŞ YAVAŞLATMA EYLEMİ YAPILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR.” Unutmayın, hiçbir kamu kudreti sendikanın aldığı eylem kararından ötürü asla sizlere yaptırım uygulayamayacaktır.
  • Yine bu yanlıştan dönülmediği takdirde, alınacak karar uyarınca tüm adliyelerde ve en son Ankara’da olmak üzere, sendikalı sendikasız ve sendika ayrımı yapılmaksızın eylem kararı alınacaktır.

Buradan ayrıca yapmış olduğu yoğun lobi faaliyetleriyle, gerek uzlaştırma kurumundan Adalet Bakanlığı personelini dışlamaya kalkan ve gerekse mahkeme yazı işleri müdürlerinin hukuk fakültesi mezunu olacağından bahisle “dosyanın eksik olma devrinin biteceğini, hukukçuların hazırladığı kalem işleriyle hakimin dosyaya hazır olacağını” beyan ederek, personelimizin “YETERSİZ” olduğunu ima eden Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu ayrıca KINIYORUZ. Unutmamalıdır ki, yazı işleri müdürlerimiz zaten yeterince hukuk eğitimi alan personellerden seçilmektedir.

Şu hususu tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz. Kamu kurumları, kamu yöneticileri ve bu işin eğitimini alan personeller tarafından yönetilmelidir. Milletvekillikleri, belediye başkanlıkları, birçok bürokratik alanlar zaten yeterince hukukçu dolmuştur. Hukukçu kontenjanını eritmek adına meslektaşlarımızın kariyer umutlarını ellerinden almak yapılabilecek en büyük hatalardan biri olacaktır. Aynı hataya seçim müdürü alımında da düşülmüştür. Ancak görüyoruz ki daha ilk seçimde büyük sıkıntılar yaşanmıştır.

Sevgili meslektaşlarımız, sizlerden tek ricamız geleceğimizin ellerimizden alınmaması adına bu yolda alacağımız kararlara duyarsız kalmamanızdır. Gerek kısmen ve gerekse tamamen yazı işleri müdürlüğüne dışarıdan atama yapılması personelimizin hakkının gaspı ve hakkaniyet kuramının ihlalidir. Tüm eylem ve faaliyetlerimize katılmanızı talep ediyoruz. Unutmayın, bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız.

ADALET SEN GENEL MERKEZİ

 

#2023YargıVizyonu

@abdulhamitgul

@abdulhamitgultr

@RTErdogan

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


− iki = 3