Salı, Ocak 5, 2021
ADALET İÇİNDE ADALETSİZLİK YAŞIYORUZ..

ADALET İÇİNDE ADALETSİZLİK YAŞIYORUZ..

” CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın ve Ercan Cengiz, ağır iş yükü ve riskler altında ezildikleri düşüncesi ile hakim ve savcıların da yıpranma payı diye bilinen fiili hizmet süresi zammı uygulamasından yararlanması için kanun teklifi verdi. Ayaydın ile Cengiz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’ni sundu…”

Ülkemizde “Yargı Çalışanları” deyiminden sadece hakim ve savcıların anlaşıldığı bir kez daha ortaya konulmuştur. Yargı üzerindeki ağır yükün sadece karar mekanizmasında rol oynayan hakim ve savcıların omuzları üstünde yükseldiğini düşünen zihniyet, işin asıl mutfağında çalışan mübaşir, zabıt katibi, yazı işleri müdürü ve diğer çalışanlarının kutsal emeklerini görmemek için büyük çaba sarf etmektedirler. Amaç belli bir kesimi memnun etmek, ileriye dönük plan ve projelerine alt zemin hazırlamak ise bunu çok güzel başardıkları da ortadadır.

Yargıda hangi çalışan kesimin daha çok yıprandığını Adalet Bakanlığı dahi malesef görememektedir. Binlerce tozlu dosya arasında boğuşan, mesai saatleri dahi belli olmayan, ellerindeki fazla mesai ücretleri alınmasına rağmen angarya yasağının açıkça belirtildiği Anayasanın 18. maddesini ihlal eden amirlerin boyunduruğu altına sokulan, ellerine üç kuruş maaş tutuşturulan, sadece sorunlu ve problemli insanlarla gün boyu uğraşarak psikolojileri alt üst olan, bozulan bu psikolojisi sosyal hayatına dahi etki edilen, amirleri tarafından sürekli alt tabaka insanlar olarak görülen biz yargı çalışanlarının yıpranma hakkını daha çok hak ettiğimiz aklın ve mantığın bir gereğidir.

Soruyoruz sayın milletvekili arkadaşlara ve adalet bakanlığına ; elinizi vicdanınızın üzerine koyarak ve ilahi adaletin varlığına da inanarak söyleyin bize,  sizce yıpranma payını en çok kim hak ediyor ! … 

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


4 − = iki