Cumartesi, Ağustos 10, 2019
ADALET BAKANLIĞI’NA SİYAH ÇELENK BIRAKTIK

ADALET BAKANLIĞI’NA SİYAH ÇELENK BIRAKTIK

Sendika genel merkezimizce bugün Adalet Bakanlığı’nın önünde eylem yapılarak, adliye personeline yapılan haksızlıklar protesto edildi.

Genel başkanımız tarafından basın açıklamasının yapılmasına müteakip, Adalet Bakanlığı’na siyah çelenk bırakıldı. Akabinde bakanlıkça yapılan adaletsizlikler sonucu, Adalet Bakanlığı bayrağının lekendiği gerekçesiyle bayrak yıkandı.

Sendika yöneticileri ; “bizler için artık Adalet Bakanlığı ölmüştür. Bu nedenle Adalet Bakanlığı adına yaptırdığımız mezar taşını buraya dikiyoruz” diyerek ölü olarak kabul edilen Adalet Bakanlığı için  “merhumu nasıl bilirdiniz” sorusu üzerine eyleme katılan kalabalık tarafından “iyi bilmezdik” cevabı verildi. Üç defa “hakkınızı helal ediyor musunuz” sorusuna ise kalabalık tarafından “haram olsun” cevabı verildi.

Genel başkanımız tarafından yapılan basın açıklaması :

Bizler buraya peygamber efendimizin “Adalet güzeldir. Fakat devlet büyüklerinde olsa daha güzeldir” sözünü hatırlatmak üzere toplanmış bulunmaktayız.

Ayrım yapma ne olur,

Hesabı her türlü sorulur,

Bu dünyaya kalmaz ise,

Ahirette sual zor olur.

Bakan olmak kolay gelir,

Adaletle hükmetmek zor değildir,

Personelin ahını alırsan,

Makber sana dar gelir.

Bugüne kadar bir çok defa personel arkadaşlarımızın sorunlarının çözülmesi hususunda Adalet Bakanlığı ve bir çok milletvekili arkadaşlarımızla istişare görüşmeleri yaptık. Her defasında sözler verildi, her defasında hüsrana uğradık.

Yine Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ bundan yaklaşık iki ay önce Temmuz ayında yapmış olduğu basın açıklamasında hakim ve savcılar ile birlikte personelin de özlük haklarında iyileştirme yapılacağını açıklamıştı.

Fakat geçen hafta yapmış olduğu açıklamalarda hakim ve savcılara 1.155.TL zam yapılacağını, kendilerinin bu zamdan memnun kalacaklarını düşündüğünü, personele zam yapılması halinde diğer kurumdaki memurların da isteyeceğinden bahisle bunun mümkün olmadığını belirterek tarihi bir gaflete imza atmıştır.

Sayın bakan sen diğer kurum çalışanlarını bırak. Sen kendi kurumuna bak. diğer kurum memurlarını kendi bakanlıkları düşünsün.

Geçirdiğimiz zaman bizlere şunu göstermiştir. Bizler bakanlığımız tarafından sadece oyalanıyoruz. Anladık ki bizlerin bu bakanlık nezdinde hiçbir değeri bulunmamaktadır. Bu vatanın kendi öz evlatları olan bizler Suriye’li mülteciler, yezidiler kadar kıymet göremedik.

Verilen bütün sözlerin seçim öncesi pembe yalanlardan ibaret olduğunu ispatladılar bizlere. Siyaset denen yalan batağında sizler kirlendiniz, bizler bu batağa saplanmayacağız. Bizler söylemekten yorulduk, sizler dinlemekten yorulmadınız.

Bizler sizlerin bu vurdumduymaz tavırlarından artık usandık. Adliye çalışanları olarak dün, bakanlığının isminin HAKİM VE SAVCI BAKANLIĞI olarak değiştirilmesi hususunda Anayasa Mahkemesi’ne sembolik bir dava açtık. Eş zamanlı bütün adliye personelleri tüm ülke çapında adliyelerde iş bırakma eylemi ve basın açıklaması yaptılar.

Bugün de, çalıştığımız kurumda adaletin can çekiştiği ve hatta tükendiğinden bahisle bakanlığımızın önüne siyah çelenk bırakmaktayız. Umarım zat-ı alinize yapılan bu eylemlerden büyük bir utanç duyarsınız.

Eğer halen yetkililer tarafından gerekli adımlar atılmazsa, basiretsiz bir bakanlığın varlığından söz etmek gerekecek ki, yargının gerçek sağlayıcıları olan bizler buna müsaade etmeyeceğiz. BU KEZ DE BAKANLIĞINIZA VASİ TAYİNİ İÇİN MÜRACATIMIZ SÖZ KONUSU OLACAKTIR. Artık sizlerin adı Adalet değil ADALETSİZLİKLER BAKANI OLARAK ANILACAKTIR.

Buradaki asıl sorun bakanlık yetkililerin mesleki bilgi ve beceriden yoksun olmasından kaynaklanmaktadır.

Bugün Adalet Bakanlığında Bilgi İşlem Dairesi Başkanı bilgisayar programcılığı konusunda hiç bir eğitim almamışken koskoca daire başkanıdır.

Personel Genel Müdürü; insan kaynakları, personel psikolojisi hakkında hiç eğitim almamışken personel genel müdürü olmuştur.

İdari ve Mali İşler Daire Başkanı yine profosyönel bir eğitim almadan bu dairenin başına geçmiştir.

Bu tür örnekleri Adalet Bakanlığının her kademesinde sayabilmekteyiz. Kadroların tamamı sadece hukuk eğitimi alan hakim savcı kadrosundan oluşmaktadır. Bu nedenle de yapılan tüm çalışmalar kendi meslektaşlarına yönelik olmuştur.

Bizler anladık ki bu yapı değişmeden bizler her daim yok sayılmaya mahkum olacağız.

Bugün adliye çalışanlarının sıkıntılarını tek tek bahsetmeyeceğiz. Çünkü yaklaşık 5 yıldır her platformda bahsettik.Türkçe anlattık olmadı, İngilizce anlattık, olmadı İtalyanca anlattık olmadı, Almanca anlattık olmadı, Fransızca anlattık olmadı, olmadı, olmadı. Allah rızası için söyleyin bizlere hangi dili konuşuyorsanız o lisanda anlatalım birkez de.

Bizler bugüne kadar şunu gördük. Adalet Bakanlığı’nda Adalet sadece isminde var. Bizler Adalet Bakanlığı’nı personelin sorunlarına eğilen, çözüm bulan onları mutlu eden bakanlık olarak değil sadece hakim ve savcıları mutlu etmeye yarayan “Hakim ve Savcı” bakanlığı olarak kabul ediyoruz. Şunu da ayrıca ifade etmek istiyoruz. Sakın yanlış anlaşılmasın, aynı iş yoğunluğunu taşıyan hakim ve savcılarımıza iyileştirme yapılmasına karşı değiliz. Fakat aynı iyileştirmenin personele de yapılması “ADALET”in bir kaçınılmaz gereği olacaktır.

Lakin ortada ayrıca dikkat çeken başka bir husus daha vardır. Söz konusu iyileştirme zammı HSYK seçimleri arefesinde yapılmıştır. Burada gerçekten iyileştirme ihtiyacı olduğu için mi yapıldı yoksa yapılacak olan HSYK seçimleri öncesi kirli bir siyasi rüşvetten mi bahsetmek gerekiyor?

Artık bakanlık siyasete bulaşmıştır. Bu nedenle burada bakanlık bayranığını yıkayarak üzerindeki siyaset lekelerini belki temizleyebiliriz diye düşünüyoruz. İktidarın gücünü kullanarak sizler tüm vatandaşlara karşı sorumlusunuz. Sadece bir kesimin refah ve mutluluğunu düşünerek bir kesime yapmış olduğunuz iyileştirme ne demek oluyor. Burada sizleri iktidara taşıyan bizleriz. Bizler sizleri iktidara taşırken bir kesimi memnun etmeniz için yetki vermedik. Eğer burada gerekli adımlar atılmazsa bizler de mesleki sırlarımızı, adliyelerde işlerin aslında nasıl, ne şekilde yürüdüğünü yani sizlerin anlayacağınız mahremiyetlerimizi tüm kamuoyu ile paylaşmak zorunda kalacağız.

Adaletsizlikler Bakanlığı’nın bizlere karşı yaptığı üvey evlat muamelesini esefle kınıyor ve protesto ediyoruz. Bakanlığımız bizleri duymamaya devam ettiği müddetçe iş yavaşlatma ve iş bırakma eylemlerimiz devam edecektir. Bu eylemler elektronik imzalarımızı kırma veya kaybetme noktasına kadar ulaşacaktır.

 20140913_140137

20140913_140405

20140913_14193220140913_141932 20140913_135604

20140913_140005

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Bir yorum

  1. KESENİN AĞZI DİĞER YARGI ÇALIŞANLARINA NİÇİN AÇILMIYOR ?
    Hamdi YALÇIN(hamdiyalcin1@hotmail.com)
    Yargı Teşkilatının mümtaz hakim ve savcıları dün olduğu gibi bugün de vicdanları ile cüzdanları arasına sıkışmamıştır. Yargıçlarımızın maaşlarına seyyanen yapılan 1155.TL. maaş zammına diğer yargı çalışanların gözü yoktur. Sadece ve sadece kendilerine üvey evlat muamelesi yapılmasını istemiyorlar. Onun için ilgili ve yetkililerin vicdanlı ve adil olmalarını istemelerinde onlar yerden göğe kadar haklıdırlar. Yargı teşkilatının temelini oluşturan personelin boyunlarının bükülmesi, morallerinin bozulması karşısında, ben de artık ne diyeceğimi bilemiyorum.

    Adalet Büro sen- sendikasının- sayın Genel Başkanı ve yakın mesai arkadaşlarının sergiledikleri eylemleri nedeniyle en kalbi duygularımla tebrik ediyorum ve yargı emekçilerine diyorum ki; “ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” Yargı camiasının vefakar ve cefakar çalışanlarının artık gözleri görsün, kulakları duysun, dilleri konuşsun….

    Hiçbir sendikanın hatta onbinlerce üyesi olan diğer sendikaların dahi cesaret edemiyeceği eylem ve girişimlerin sadece ve sadece bu güzide teşkilatın içerisinden çıkan Adalet Büro sen’de gördük. Hakim ve savcılara yapılan maaş iyileştirme zam haberleri neticesinde görüldü ki, Adalet Büro Sen’in eylem ve girişimleri ile cansiperane çalışmaları tüm gönüllerde ayrı bir sevgi ve silinmez bir iz bıraktı.

    Sendikanın değerli Başkanı sayın Ömer Ali Kalemoğulları ve yakın mesai arkadaşlarının dimdik ayakta durduklarını, eğilmediklerini ve bu güzide teşkilat çalışanlarının haklı taleplerinin karşılanması ve haklarının alınması istikametinde ne kadar azimli ve kararlı olduklarına birkez daha tanık olduk.

    Tüm yargı çalışanlarının artık kimlerin kendi saflarında olduğunu , nasıl çalıştıklarını ve ne yaptıklarını çok iyi bilmeleri gerekir. Onun için yargı çalışanlarının içinden doğan Adalet Büro sen’de yekvücut olmaları gerekmez mi? Yargı çalışanlarının “tek ses ,tek yürek” olmaları halinde ; daha gür ses , daha büyük yürek olacaktır.

    Adalet Bakanlığının girişimleri ile Maliye Bakanlığı sadece hakim ve savcılar için kesenin ağzını açıyor. Sadece onların yüzünü güldürecek haber ülkenin dörtbir yanına yayıldı. Maalesef diğer yargı çalışanlarının yüzünü güldürecek haber duyulmadı. Hakim ve savcılara seyyanen verilecek zammın en az yarısı kadar vefakar ve fedakar diğer çalışan yargı personeline de verilmesi halinde tüm yargı personeli daha huzurlu, daha mutlu olacak. Sağlıklı ve keyifli bir çalışma ortamında iş verimi de artacaktır…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


+ 7 = onbeş