Perşembe, Haziran 13, 2019
Adalet Bakanlığı Personeline “YIPRANMA PAYI” mutlaka verilmelidir

Adalet Bakanlığı Personeline “YIPRANMA PAYI” mutlaka verilmelidir

Kamuda ağır şartlar altında çalışan bir kısım personelin erken emekli olması hususunda çalışmalar başlatılmıştı. Bu konu ile alakalı 2017 yıl Mart ayında ülke çapında Başbakanlığa ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına hitaben bir dilekçe kampanyası başlatarak, topladığımız dilekçeleri ilgili birimlere teslim etmiş idik. Yapılan bu çalışmaların neticeye ulaşması adına personelimize de yıpranma payı (erken emeklilik) verilmesi hususunda Adalet Bakanlığından da ayrıca talepte bulunduk.

Bilindiği üzere, ülkemizde Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet mensupları, Milli İstihbarat Teşkilatı, basın ve gazetecilikte, TRT’de, TBMM’nde yasama organı statüsünde çalışanlara yıpranma payı verilmektedir. Ayrıca 2014 yılında hakim ve savcıların zor şartlar altında çalıştığından bahisle yıpranma payından faydalanmaları hususunda bir milletvekilimiz tarafından kanun teklifi de verilmiştir. Bunun yanı sıra sağlık çalışanları ile eğitimciler de yıpranma payının kendilerine verilmesi hususunda bir kısım çalışmalarda bulunmuşlardır.

Büro kolunda çalışan personellerin de ayrı ayrı değerlendirilmesinde, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personelin gerek çalışma ortamlarındaki iş yoğunluğu ve neticesindeki olumsuz etkileri, gerekse işin niteliği gereği stres faktörünün yoğun şekilde ortaya çıkmasıyla personelin diğer kurum çalışanlarına göre fazlasıyla yıprandığı herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu itibarla konunun ilk muhatabı olan biz Adalet Bakanlığı Personellerine yıpranma payının verilmesi hususundaki çalışmalarımız aralıksız devam edeceğini siz meslektaşlarımıza saygıyla bildiririz.

 

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


sekiz + = 17