Pazartesi, Mayıs 18, 2020
Adalet Bakanlığı Personeline sarf edilen çirkin sözleri KINIYORUZ!

Adalet Bakanlığı Personeline sarf edilen çirkin sözleri KINIYORUZ!

Bilindiği üzere COVID-19 virüsünün küresel bir salgın olarak kabulünün üzerine, bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bilim kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda birçok önlemler alınmıştır. Bu önlemlerin başında, sosyal mesafe kurallarına riayet edilmesine yönelik birçok özel işletmelerin faaliyetlerinin durdurulmasının yanı sıra devlet kurumlarında da ehemmiyet gerektirmeyen işlerin durdurulması veya ertelenmesi, devlet memurlarından kronik rahatsızlıkları bulunanların idari izinli sayılması ve nöbet usulü iş ve işlemlerin yürütülmesi hususunda mevzuata uygun kararlar alınmıştır.

Bu tedbirler ortaya çıkan vahametin ciddiyetini gözler önüne sererken, maalesef sosyal medya üzerinden bilinçsizce yorum yapan bazı kimseler, devletin aldığı kararlara riayet eden memurlara saldırmayı marifet saymaktadırlar. En son “Erdem” isimli ve avukat olduğu tespit edilen Twitter kullanıcısının “Böyle saçmalık olmaz. AVM’ler 11’inde açılıyorsa adliyeler için sürenin öne çekilmesinin ne sakıncası var. Memurlar zaten yata yata para alıyordu, daha yatmalarının ne lüzumu var?” şeklinde yapmış olduğu çirkin yorum tüm yargı camiasının tepkisine neden olmuştur.

Bu tür mesnetsiz yorumların yapılmasını Adalet Bakanlığı Personelini rencide eden saygısız sözler olarak kabul edildiği gibi, aynı zamanda yargı çalışanları ile kendisi gibi düşünmeyen avukatlar arasında husumete sebebiyet verecek fitne unsuru sözler olarak da değerlendirilmektedir. Bu yorum sadece şahsın kendisini bağlamaktadır.

Merak ediyoruz! Acaba bu çirkin sözleri söyleyen şahıs mesleki hayatı boyunca adliyelere gittiğinde hakaret ettiği yazı işleri müdürünün, zabıt katibinin, mübaşirin yüzüne nasıl bakacak? Sarf ettiği sözlerin utancı yüzüne yansıyacak mı? Rencide ettiği bu kişiler mevzuatlar çerçevesinde alınan kararlara uyan “devleti temsil eden memurlar” iken kendisi sarf ettiği bu sözlerle kimlere memurluk yapmaktadır? Bu soruların cevaplarını merakla bekliyoruz.

Bu talihsiz yoruma karşı, sosyal medya üzerinden meslektaşlarımıza büyük destek veren hâkim ve savcılarımıza da ayrıca teşekkür ediyoruz. Bizler Adalet Sen ailesi olarak, Adalet Bakanlığı Personellerinin her platformda sesi olmaya devam edeceğiz. Bilindiği üzere Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 5.maddesinde “Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır” denilmektedir. Bu haliyle avukatlık mesleğine yakışmayan bu talihsiz yorumdan dolayı ilgili şahsı esefle kınadığımızı ve bağlı bulunduğu baro başkanlığına disiplin işlemlerinin yürütülmesi hususunda gerekli yasal müracaatta bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla deklare ederiz.

ADALET SEN

GENEL MERKEZİ

 

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


altı + 1 =