Salı, Kasım 10, 2020
Adalet Bakanı sayın Bozdağ’a personelin tüm sorunları iletildi

Adalet Bakanı sayın Bozdağ’a personelin tüm sorunları iletildi

Yargı çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuşması noktasındaki belirsizliğin ortadan kaldırılması amacıyla, Adalet Büro Sen Genel Başkanı Ömer Ali KALEMOĞULLARI, Genel Başkan Yardımcıları Hasan Hüseyin TAŞCI, Niyaz DÜLGER ve Mehmet Rüstem UŞAKLI bugün Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ’a tüm sorunları raporlar halinde sundu.

Yaklaşık bir saat süren toplantıda yargı çalışanlarının sorunlarının bugüne kadar çözüme kavuşturulmasındaki ihmal dile getirildi. Personelin özlük haklarındaki sorunlar maddeler halinde irdelendi. Toplantıda sendikamız Genel Başkanı Ömer Ali KALEMOĞULLARI, “Adalet Bakanlığı’nın artık hakim ve savcılar bakanlığı görüntüsünden kurtulmasının gerektiğini, personelin özlük haklarında gerekli iyileştirmelerin yapılmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini, önceki verilen sözlerin artık gerçekleşmesinin gerektiğini” belirtti.

Adalet Bakanı sayın Bozdağ, verilen rapor üzerinde gerekli inceleme yapıldıktan sonra çalışma başlatacaklarını beyan etti.

 IMG-20140819-WA0006

 RAPOR İÇERİĞİ 

            Bugüne kadar yargı çalışanlarının sorunlarının çözümü noktasında bir çok adım atılmış, lakin bu adımlar sonuçsuz bırakılmıştır. Çığ gibi büyüyen sorunları hiçbir kamu kudreti dikkate almamış, sorunlar kronikleşmiş baskılar haline gelmiştir. Bakanlığımızın yeni yapısı göz önünde bulundurularak aşağıda belirtilen sorunların çözümü ile personelin Bakanlığa karşı bakış açısının olumsuzdan olumluya değiştirilmesi düşünülmektedir.

 FAZLA MESAİLER

Türkiye’de memur kesimleri içinde fazla çalışma ücreti en çok hak eden kurumun adliye personeli olduğu, iş yoğunluğu nedeniyle zorunlu olarak gerek akşamları gerekse hafta sonları fazla mesai yaptıkları, bu nedenle verilen sözler de göz önünde bulundurularak fazla mesailerin yargı çalışanına yılda en az 600 saatin altında kalmamak kaydıyla, sadece mahkeme personeline şeklinde bir kısıtlama yapılmaksızın tüm personele eşit şekilde ödenmesi gerekmektedir.

 ZABIT KATİPLERİNİN KADRO SORUNU

Zabıt kâtipliği unvanının artık değişmesi gerekmektedir. Uyap sisteminin uzun yıllar öncesinde uygulamaya girmesiyle tüm zabıt kâtiplerinin veri girişi yaptıkları, bu nedenle zabıt kâtipliği kadrosunun veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak değiştirilmesinin gerektiği, değişiklik halinde personel maaşlarında iyileştirmenin de mevcut olacağı aşikardır.

 ADLİYEDE ÇALIŞAN MÜDÜRLERİNİN EK GÖSTERGE SORUNU

Adalet Bakanlığı’nda görev yapmakta olan müdürlerin ek göstergeleri 2200 üzerine çıkamamaktadır. Başka kurumlarda çalışan emsalleri ise 3600 ek gösterge üzerinden emekli olmaktadır. Müdürlerimiz emekli olmaya korkar hale gelmişlerdir.  Bu itibarla adliyede çalışan müdürlerimizin ek göstergelerin 3600 seviyesine çıkartılması zorunlu hale gelmiştir.

 MÜBAŞİRLERİN GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFINA GEÇMESİ

Adliyelerde çalışan mübaşirlerin yardımcı hizmetler sınıfında bulunmaktadır. Halbu ki, askeri mahkemelerde çalışan meslektaşları genel idare hizmetleri sınıfında görev yapmaktadır. Adli yargıda çalışan mübaşir arkadaşlarımız da yaptıkları görev itibariyle genel idare hizmetleri sınıfında olmaları gerekmektedir.  Özlük hakları açısından büyük kayıpları bulunmaktadır. Aksi uygulamanın devamı hakkaniyet kurallarına ve Anayasa’mıza ters düşmektedir.

 Ayrıca mübaşirlere görevleri dışında temizlik işlerinin de yaptırıldığı bilinmekle, bunun önüne geçilerek bu hususta gerekli önlemlerin alınmalıdır.

ADLİYE PERSONELİNİN YARGILANMA USULÜ

Adliye personelleri dışında tüm memurların yargılanması izne tabi bulunmaktadır. Ancak adliye personelinin herhangi bir kamu otoritesinden izin alınmaksızın haklarında anında soruşturma başlatılabilmektedir. Bu hususun amir ve memurlar arasında bir çok sıkıntılara ve mobbinglere sebebiyet vermektedir. Bu nedenle adliye personeli hakkında soruşturma başlatılmadan önce gerekli izne tabi tutulması kaçınılmaz bir gereksinimdir.

YEŞİL PASAPORT ALMA SORUNU

Türkiye’deki kamu kurumlarında görev yapan bir çok memur rahatlıkla yeşil pasaport alabilmekte iken, adaletin tecellisinde önemli rol alan zabıt kâtipleri, mübaşirler ve diğer personeller yeşil pasaport alamamaktadırlar. Bu ayrımın ortadan en kısa zamanda kaldırılması gerekmektedir.  

KEŞİF HARÇLARI SORUNU 

Zor şartlarda dağ taş gezdirilerek keşfe giden personel keşif harçlarından adaletsiz bir şekilde yararlanmaktadır. Beraberindeki bilirkişi personelin aldığı keşif harcının yaklaşık 50 katını alırken personele ödenen rakamların komik miktarlar seviyesinde kaldığı görülmektedir. Bu nedenle alınan keşif harçlarından en az % 50’sinin personele ödenmesi vazgeçilmez bir hal almıştır.

SOSYAL TESİSLERİN EKSİKLİĞİ

Türkiye’de bir çok öğretmenevleri ve polisevleri gibi tesislerin bulunmasına rağmen, yargı çalışanlarının Ankara ve İzmir Adalet Evi dışında başka hiçbir ilde sosyal tesisin bulunmadığı bilinmektedir. Ayrıca Adalet Bakanlığı İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı’nca yayınlanan kamp duyurusunda Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfına ait Eğitim Dinlenme Tesisleri’nden Adli ve İdari yargıda görevli veya emekli hakim ve cumhuriyet savcılarının eş ve çocukları, hatta anne ve babaları ve hatta kayınpeder ve kayınvalideleri”nin mensup yakını sıfatıyla mensup gibi değerlendirileceği, şayet kendilerinden yer kalır ise “imkanlar ölçüsünde” adalet personelinin de bu kamplardan faydalanabileceği bildirilmiştir.

Zaten maddi imkanları kısıtlı olan personelin burada “yer kalırsa” tabiri ile dışlanması büyük tepkilere yol açmaktadır. Maddi imkanlar göz önünde bulundurulduğunda sosyal adalet dengesinin ortadan kalktığı görülmektedir. Bu itibarla personelin bu tesislerden hakim ve savcılar ile birlikte eşit dengede faydalandırılması hakkaniyet kurallarına uygun düşecektir.

Yine adliye personellerinin maddi imkanlarındaki sıkıntılar  göz önünde bulundurulduğunda, lojmanlara yerleştirmelerde personele öncelik tanınması çalışma barışını ortaya çıkartacaktır.

ULAŞIM SORUNU 

Bir çok kamu kurumunda ulaşımın temini için servis ve ödenek sağlanmışken, maalesef yargı çalışanının bu haktan yoksun bırakıldığı açıktır. Adalet Bakanlığı’nca ulaşım ücretleri sadece üç ilde (İstanbul-İzmir-Ankara) ödenmektedir. Bu durum diğer taşra teşkilatında çalışan arkadaşlar açısından olumsuzluk yaratmaktadır. Sorunun çözümü noktasında tüm yargı çalışanlarına “ücretsiz ulaşım kartı” temin edilmeli ve belediye otobüslerinden ücretsiz faydalanmaları sağlanmalıdır.

YIPRANMA PAYI 

Emniyet mensuplarına verilen en son Başbakanımızca sağlık çalışanlarına da verilmesi gündeme getirilen yıpranma payı öncelikle günde 40-50 ayda ortalama 800-900 dosyaya bakan, iş çokluğundan çayı masada soğuyan, aşırı stresli bir ortamda çalışmanın verdiği elem ve kederle evine giden yargı çalışanlarına verilmelidir.

İCRA DAİRELERİ 

İcra dairelerinde ve diğer birimlerde kadrosu olan, ancak görevlendirilmesi yapılmayan mübaşir, veznedar ve hizmetli kadrolarına acilen personel tahsis edilmelidir.

BAKANLIĞIN İDARİ YAPISI 

Bir kurumun sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için idari yapısında kamu yöneticilerinin ve insan kaynakları uzmanlarının mevcut olmasının gerektiği, ancak bilindiği üzere Adalet Bakanlığı’nın idari yapısının uzmanlık alanları hukuka dayalı hakim ve savcılardan oluştuğu bilinmekle ve bu hususun düzeltileceğine dair eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından söz verilmesine rağmen bir türlü somut adım atılmadığı görülmekle, Adalet Bakanlığı idari yapısına konusunda uzman iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunu kamu yöneticilerinin tahsis edilmesi artık kaçınılmaz hale gelmiştir.

4/C KADROSUNDA ÇALIŞANLAR 

Adliyelerde 4/C statüsünde çalışan personelin birden fazla farklı görevlerde çalıştırıldığı ve belirli bir görev tanımlarının olmadığı bilinmekle, bu hususta yakınmaların büyüklüğü de göz önüne alınmakla  4/c’li personele kadro ve görev tanımının yapılması gerekmektedir.

EMANET MEMURLARI

Adli Emanet Memurları’nın görev tanımlarının bulunmadığı, bu nedenle her türlü işi yapmak zorunda bırakıldıkları, suç eşyalarının nicelik bakımından büyüklüğü de göz önünde bulundurulduğunda gerektiğinde hammaliye görevini yaptıkları, bu işlerde kılık ve kıyafetlerinin aşınmasına rağmen giyecek yardımı yapılmadığı, suç eşyasının imhası halinde görev alanını terk ettikleri halinde herhangi bir yolluk ve harcırah almadıkları, tüm bunların büyük yakınmalara sebebiyet verdiği anlaşılmakla, emanet memurlarına görev tanımının yapılarak yukarıda belirtilen hususlarda harcırah ödemesi ve giyecek yardımının yapılması gerekmektedir.

 BİLGİ İŞLEM PERSONELİ

Bilgi İşlem Bürosunda çalışan personelin yaptıkları iş göz önünde bulundurulduğunda TEKNİK HİZMETLER SINIFI KADROSUNA ALINMASI gerekmektedir. 

SEÇİM PERSONELİ 

298 Sayılı Yasanın 17.05.1979 tarih ve 2234 sayılı kanunun 1.maddesi ile değişik 30.maddesi 7.fıkra ile “ilçe seçim kurulu başkanı işlerin müsaadesi nisbetinde seçmen kütükleri bürosu memurlarının o yerdeki adalet hizmetlerinde geçici olarak çalıştırmasına müsaade edebilir” hükmü gereğince, seçim personellerinin görev tanımları dışında bilmedikleri bir ihtisas konusunda zabıt katibi olarak çalıştırıldıkları, bu hususta meydana gelen işlevsel aksaklıklar ve sıkıntılar da birlikte gözetildiğinde anılan maddede gerekli tadilatın yapılarak seçim personelinin görevleri dışında başka bir tanımlı işte çalıştırılmamaları gerekmektedir.

CEZAEVİ VE DENETİMLİ SERBESTLİK PERSONELİ

Cezaevinde çalışan personele ve Denetimli Serbestlik Personele Sendikal haklar tanınmadığı bilinmekle, bu personele bulundukları statü gözden geçirilerek 4688 sayılı yasa uyarınca sendikal faaliyette bulunmalarının sağlanmasına.

YARGI ÇALIŞANLARI GÜNÜ 

Öğretmenler günü, polis haftası, hemşireler günü vs. gibi bir  çok kamu çalışanının hatırlandığı özel haftalar ve günler olması göz önünde bulundurularak, bu ülkede yargı çalışanlarının sürekli göz ardı edildiği de görülmekle, yargı çalışanlarının ilk defa bir araya gelerek sorunlarının çözümüne yönelik toplanmış olduğu 08 Aralık 2012 tarihine istinaden, sendikamızca her yılın 8 Aralık günü yargı çalışanları günü olarak ilan edilmiş olup, Adalet Bakanlığı’nca bu günün ilan ve tescil edilmesini talep ediyoruz.

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Bir yorum

  1. ADLİ ÇALIŞANLARI BÜYÜK BİR UMUTLA BEKLİYOR !
    Hamdi YALÇIN(hamdiyalcin1@hotmail.com)

    Ülkemizin en seçkin ve değerli adli teşkilat çalışanları maaşlarının iyileştirilmeni dört gözle bekliyor. Diğer kurumlardan daha çok çalışan ,daha çok özveri ve fedakarlıklarda bulunan teşkilatın mümtaz çalışanlarına verilen bu umut gerçeğe dönüşmelidir. Savcılarımız hiç durmadan bilgi, belge ve delillerle iddianamelerini tanzim ederler , Hakimlerimiz dava dosyalarını incelerler ve en adil bir şekilde karara varmak için ellerinden geleni yaparlar. Kalem personelleri muamelelerini yapar, dosyalarını duruşma gününden öne hakimlerimizin incelemelerine sunarlar. Gece-gündüz hiç durmadan çalışan diğer adli personel ise gerçekten çok vefakardır. Adliye personeli olmak ülkemizde güzide ve çok önemli bir yer tutar. Diğer kurumlarda çalışanların günde 3-4 saatte çalışmalarına karşın , 24 saatin bile onlara yeterli gelmediği günler olur. Hasta olsalar , hastalıklarını önemsemezler. Hakim ve savcılarımızla bilikte tüm adli çalışanlarının dünyaları da, rüyalarıda hep dosyalardır. Hakimlerimiz trilyonlarca değeri yüksek davalara bakarlar. O dava dosyalarının korunması ve muamelelerinin yapılması fedakar yazı işleri müdürlerimiz, katiplerimiz ve mübaşirlerimiz tarafından titizlikle yerine getirilir. Adli personele yapılacak maaş iyileştirilmesi kısmen de olsa adli çalışanların yüzünü güldürecektir. Bu defa devlet hazinesine ek bir yük gelir diye (hakim ve savcılarımıza maaş iyileştirmeleri yapılır) diğer çalışanlarımıza maaş iyileştirmeleri yapılmazsa bu durum çalışanları çok üzer ve çok yaralar. Hiç korkulmasın ve endişeye kapılmasın devletimiz güçlüdür,maliyesi de güçlüdür. Adli teşkilatta çalışan tüm personele hatta tüm kamu çalışanlarının maaşlarının iyileştirilmesine yetecek ve artacak miktarda devlet hazinesinde paramız da vardır. Adalet Bakanı ve Maliye Bakanımızdan bir an önce neticeye ulaşmalarını diliyorum. Maaşların iyileştirilmesi için artık mazeret olmasın. Vefekar ve fedakar tüm yargı çalışanları maaş iyileştirmelerini dört gözle ve büyük bir umutla bekliyor; onlar tekrar hayal kırıklığına uğramak istemiyorlar.05.09.2014

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


× 1 = dokuz