Perşembe, Haziran 13, 2019
Sendikamızca Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapılarak temsili Adalet Bakanı koltuğu yakıldı.

Sendikamızca Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapılarak temsili Adalet Bakanı koltuğu yakıldı.

Sendikamızca bugün Ankara Adliyesi önünde yargı çalışanlarının sorunlarının çözümü noktasında atılan adımların yetersizliliği nedeniyle basın açıklaması yapılarak, ardından temsili olarak adalet bakanı koltuğu yakılmıştır. Genel Başkanımız Ömer Ali Kalem Oğulları yapmış olduğu basın açıklamasında ;

” Değerli arkadaşlar, bugün yine burada toplanmamızın nedeni, yoğun taleplerimize rağmen yargı çalışanlarının sorunlarının bir türlü çözüme kavuşturulamamasıdır.

Kamu kurumları arasında en ağır iş yükünü omuzlarında taşıyan, işyeri stresiyle mücadele içerisinde görevini ifa eden bizlerin sorunlarına çözüm üretilmediği yetmiyormuş gibi, ellerimizden mevcut bir çok haklar da teker teker alınarak yoksulluk sınırının altında ezilmeye mahkum bırakıldık.

Maddi anlamda, öncelikle bizlere ödenen nöbet ücretlerimiz kaldırılmış, akabinde havuz ödeneklerimiz, yol ücretlerimiz ve fazla mesailerimizin de kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Adalet Bakanlığı nezdinde eğitim durumundan dolayı nakillerimiz de kaldırılarak Anayasa’ya aykırı bir karara imza atılmıştır.

Personel, yeniden uygulama sınavına tabi tutulmaya kalkışılmış, iş güvencesi tehdit edilerek onurları ayaklar altına alınmıştır.

 Yetkililere buradan tekrar sesleniyoruz :   Taleplerimiz çok açık ve nettir.

 Bir an önce ellerimizden alınan nöbet – yol – havuz ve fazla mesai ücretlerimiz tekrar tarafımıza ödenmesini,

 Zabıt katiplerinin Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Kadrosuna Geçirilmesini,

 Mübaşirlerin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na alınmasını,

 Müdürlerin ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesini,

 4/C çalışanı arkadaşlarımıza görev tanımı, denetimli serbestlik personeli arkadaşlarımıza da kadro tanımının yapılmasını,

 İcra Dairelerinde açıkta bulunan kadrolara yeterli personel atanmasını,

 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 30/7.maddesinin yeniden düzenlenmesini,

 Devlet Memurları Kanunu 36.maddesinde tadilat yapılarak Yargı Hizmetleri Sınıfı’nın oluşturulmasını istiyoruz.

 Taleplerimiz sadece bunlarla sınırlı değildir. Az önce de belirttiğimiz gibi sorunlarımız dağ gibi büyümüştür. Yapılan talepler karşısında gereken düzenleme yapılmadığı gibi mevcut ellerimizdeki haklarımız da gasp edilmiştir.

 Bizler yargı çalışanları olarak yetkili makamlara karşı olan güvenimizi artık kaybettik. Adalet Bakanlığı’nın adliye personeli menfaatine herhangi bir çalışma yapmadığını yıllarca üzülerek izlemiş bulunmaktayız. Adalet Bakanlığı koltuğuna hangi bürokrat gelirse gelsin yargının mutfağında çalışan bizleri sürekli göz ardı etmiştir.

SIKINTILARIN KOLTUĞA OTURANDAN DEĞİL, OTURDUKLARI KOLTUKTAN KAYNAKLANDIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ VE HİÇBİR FAYDANIN SAĞLANMADIĞI BU KOLTUKTA HİÇ KİMSENİN OTURMASINI İSTEMEDİĞİMİZ İÇİN, TEMSİLİ OLARAK ADALET BAKANLIĞI KOLTUĞUNU YAKMAYA KARAR VERDİK.” şeklindeki açıklamasının ardından temsili olarak adalet bakanı koltuğu yakılmıştır. 

Basın açıklamasını izlemek için tıklayınız :
http://www.haberler.com/ankara-adliyesi-onunde-koltuk-yaktilar-5394372-haberi/

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

3 yorum

  1. Artık o koltukta oturanın ateşten koltukta oturduğunu anlaması zamanı geldi. Ha gayret arkadaşlar

  2. YARGI ÇALIŞANLARI ” TEK SES-TEK YÜREK” OLMAYA NE DERSİNİZ ?
    Yeni ve Modern Adliye binaları inşaa etmekle övünenler , niçin o binalarda gece/gündüz büyük bir özveriyle çalışan ve evleri-yuvaları gibi gören yargı çalışanlarının sorunlarına eğilmek ve çözüme kavuşturmak istemiyorlar?
    İşte onun için diyorum ki,.bugün çok anlamlı bir gün ,bugün tüm yargı çalışanlarının-emekçilerinin haklı taleplerinin haykırıldığı bir gün,bugün yeni bir başlangıç ve Adalet Büro-Sen Genel Başkanı Sayın Ömer Ali KALEMOĞULLARI’nın başkanlıındaki Adalet Büro-Sen sendikasının temsili bakan koltuğunu yakarak, ülkemizdeki tüm yargı çalışanlarının haklarının en yüksek tondan seslerinin duyurulduğu ve meşalenin yakıldığı bir gündür. Adalet Büro-Sen sendikası kanaatimce; sadece ve sadece yargı emekçilerinin haklarının alınması ve korunması için kurulmuş ve doğru bildiği yolda emin adımlarla ilerleyen sendika olduğunu herkese ilan etmiştir.Başta Sayın Genel Başkan ve ekibinin özverili çalışmaları neticesinde; Adalet çalışanlarının haklarını elde etmek için mücadele etmeye devam edeceklerdir. Ülkemizdeki tüm Adliyelerde çalışan yargı emekçileri hiç vakit kaybetmeden kendi yuvaları olan Adalet Büro-Sen sendikasına katılarak ,çoğalarak büyümeleri ve güçlenmeleri halinde;bugüne kadar verilmeyen,alınamayan haklı talepler daha gür bir seda ile ilgili ve yetkililere duyurulacaktır.Onun için sendikanın temel ilkelerinden biri olan ” Tek Ses – Tek Yürek ” olmaya çok ihtiyaç vardır.Yetkililer ,Adliye emekçilerini maddi ve manevi doyuma ulaştırmak ve taleplerini yerine getirmek zorunda hissetmelidirler.Adalet hizmetlerinde verimi ve kaliteyi artıracak olan sadece yapılan yeni adliye binaları olmayıp,o binalarda gece/gündüz çalışan ve yargı çalışanlarının sesi olan Adalet Büro-sen sendikasının haklı talepleri karşısında yetkililerin artık gözleri görmeli ,kulakları duymalı ve kayıtsız kalmamalıdırlır.
    Adliye çalışanlarının haklı taleplerini duyurmak için temsili olarak Adalet Bakanı koltuğunu yakan, Yargı çalışanlarının sesi olan, Adalet Büro-Sen sendikasının değerli yöneticilerini tebrik eder; çalışmalarında başarılar dilerim.Tüm Yargı çalışanlarının “08 Aralık 2013 Yargı Çalışanları Günü” kutlu olsun…
    Hamdi YALÇIN

  3. ADLİYE EMEKÇİLERİNİN SESİ …
    Yargı çalışanlarının 8 Aralık 2013 tarihli “YARGI ÇALIŞANLARI GÜNÜ” kutlu olsun.Bu gün çok anlamlı bir gün ,bu gün Adliye emekçilerinin haklı taleplerinin haykırıldığı bir gün,bu gün yeni bir başlangıç ve Adalet Büro-Sen Genel Başkanı Ömer Ali KALEMOĞULLARI’nın koltuk yakarak Ülkemizdeki tüm yargı çalışanlarının haklarının en yüksek tondan seslerinin duyurulduğu bir gündür.Sayın Başkanı ve ekibini tebrik ediyorum.Gerçekten de Adliye çalışanları bir ve bütün olmalılar.Adalet Büro-Sen sendikası kanaatimce; sadece ve sadece Adliye emekçilerinin haklarının korunması ve haksızlıkların önüne geçilmesi için kurulmuş bir sendika olduğunu ilan etmiştir.Başta sayın Genel Başkan ve ekibinin özverili çalışmaları neticesinde; Adliye emekçilerinin çok daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum.Tabii ki Ülkemizdeki tüm Adliye emekçileri hiç vakit kaybetmeden kendi yuvaları olan Adalet Büro-Sen sendikasına katılarak ,çoğalarak güçlenmeleri halinde;bugüne kadar verilmeyen,alınamayan haklı talepler daha gür bir seda ile ilgili ve yetkililere duyurulacaktır.Adliyeler ülkemizdeki diger kamu kurum ve kuruluşlarından ayrı ve çok önemli yer teşkil eden güzide bir kurumdur.İşi çok,stresi çok olan Adliyelerde çalışmak her babayiğidin harcı değildir.Gerçekten burada çalışan Yazı İşleri Müdürü- katip-mübaşir ve diğer Adliye emekçileri bu kurumda çalışmaktan gurur duyarlar. Adliye emekçilerinin bu kadar çok emek ve mesaileri karşısında iktidara sahip olanlar , bu Adalet terazisini çok iyi ve dengeli tutmak zorundadırlar.Hiç bilenle bilmeyen ,hiç çalışanla çalışmayan bir olur mu ? dersek yanlış olmaz.Şöyle ki ,diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar günde 3-4 saat çalışır,işini bitirir. Boş zamanları çoktur. Mesaide yapabilecekleri başka iş olmadığı için de bunalıma girebilirler. Oysa ki Adliyelerde çalışan katiplerin ve diğer Adliye emekçilerinin bırakın boş zamanlarını,iş yapmaya zaman yetiştiremezler.Onların gezmeye-eğlenmeye-dinlenmeye ve sosyal etkinliklere katılmaya vakitleri olmaz.Hatta ve hatta çok hasta olduklarında rapor-istirahat almayı dahi düşünmezler.Hafta sonu mesai içerisinde yetişmeyen işlerini tamamlamak için Adliyeye çalışmaya giderler.Yine hafta sonu ve hafta içerisinde mesaiden sonra nöbetlere kalırlar.Sadece ve sadece amirlerinden ve iş sahiplerinden en ufak bir olumsuz söz işitmemek için; vicdanen rahat ve huzurlu olmak için de büyük bir özveri içerisinde bulunurlar. Avrupa’da Adliye çalışanları başüstünde tutulur.Devlet onlara gözü gibi bakar.Bizim ülkemizde de Adliye çalışanlarına karşı ihtimam içerisinde bulunmak ve onların haklı talepleri karşısında ; yetkililer maddi ve manevi doyuma ulaştırmak ve taleplerini yerine getirmek zorunda hissetmelidirler.Adalet terazisini elinde bulunduran yetkililer/ilgililer ne bir gram fazla ne de bir gram eksik tartmamalıdırlar…
    Bu vesileyle;Tüm Adliye çalışanlarının “Yargı çalışanları günü” hayırlı ,uğurlu olsun.Bu günü Adliye çalışanlarına armağan eden ve Adliye çalışanlarının haklı taleplerini duyurmak için koltuk yakıp, Adliye emekçilerinin sesi olan, Adalet Büro-Sen sendikasının değerli yöneticilerini tebrik eder; çalışmalarında başarılar dilerim…
    Hamdi YALÇIN
    (hamdiyalcin1@hotmail.com)

    ADLİYE EMEKÇİLERİNİN SESİ …
    Yargı çalışanlarının 8 Aralık 2013 tarihli “YARGI ÇALIŞANLARI GÜNÜ” kutlu olsun.Bu gün çok anlamlı bir gün ,bu gün Adliye emekçilerinin haklı taleplerinin haykırıldığı bir gün,bu gün yeni bir başlangıç ve Adalet Büro-Sen Genel Başkanı Ömer Ali KALEMOĞULLARI’nın koltuk yakarak Ülkemizdeki tüm yargı çalışanlarının haklarının en yüksek tondan seslerinin duyurulduğu bir gündür.Sayın Başkanı ve ekibini tebrik ediyorum.Gerçekten de Adliye çalışanları bir ve bütün olmalılar.Adalet Büro-Sen sendikası kanaatimce; sadece ve sadece Adliye emekçilerinin haklarının korunması ve haksızlıkların önüne geçilmesi için kurulmuş bir sendika olduğunu ilan etmiştir.Başta sayın Genel Başkan ve ekibinin özverili çalışmaları neticesinde; Adliye emekçilerinin çok daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum.Tabii ki Ülkemizdeki tüm Adliye emekçileri hiç vakit kaybetmeden kendi yuvaları olan Adalet Büro-Sen sendikasına katılarak ,çoğalarak güçlenmeleri halinde;bugüne kadar verilmeyen,alınamayan haklı talepler daha gür bir seda ile ilgili ve yetkililere duyurulacaktır.Adliyeler ülkemizdeki diger kamu kurum ve kuruluşlarından ayrı ve çok önemli yer teşkil eden güzide bir kurumdur.İşi çok,stresi çok olan Adliyelerde çalışmak her babayiğidin harcı değildir.Gerçekten burada çalışan Yazı İşleri Müdürü- katip-mübaşir ve diğer Adliye emekçileri bu kurumda çalışmaktan gurur duyarlar. Adliye emekçilerinin bu kadar çok emek ve mesaileri karşısında iktidara sahip olanlar , bu Adalet terazisini çok iyi ve dengeli tutmak zorundadırlar.Hiç bilenle bilmeyen ,hiç çalışanla çalışmayan bir olur mu ? dersek yanlış olmaz.Şöyle ki ,diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar günde 3-4 saat çalışır,işini bitirir. Boş zamanları çoktur. Mesaide yapabilecekleri başka iş olmadığı için de bunalıma girebilirler. Oysa ki Adliyelerde çalışan katiplerin ve diğer Adliye emekçilerinin bırakın boş zamanlarını,iş yapmaya zaman yetiştiremezler.Onların gezmeye-eğlenmeye-dinlenmeye ve sosyal etkinliklere katılmaya vakitleri olmaz.Hatta ve hatta çok hasta olduklarında rapor-istirahat almayı dahi düşünmezler.Hafta sonu mesai içerisinde yetişmeyen işlerini tamamlamak için Adliyeye çalışmaya giderler.Yine hafta sonu ve hafta içerisinde mesaiden sonra nöbetlere kalırlar.Sadece ve sadece amirlerinden ve iş sahiplerinden en ufak bir olumsuz söz işitmemek için; vicdanen rahat ve huzurlu olmak için de büyük bir özveri içerisinde bulunurlar. Avrupa’da Adliye çalışanları başüstünde tutulur.Devlet onlara gözü gibi bakar.Bizim ülkemizde de Adliye çalışanlarına karşı ihtimam içerisinde bulunmak ve onların haklı talepleri karşısında ; yetkililer maddi ve manevi doyuma ulaştırmak ve taleplerini yerine getirmek zorunda hissetmelidirler.Adalet terazisini elinde bulunduran yetkililer/ilgililer ne bir gram fazla ne de bir gram eksik tartmamalıdırlar…
    Bu vesileyle;Tüm Adliye çalışanlarının “Yargı çalışanları günü” hayırlı ,uğurlu olsun.Bu günü Adliye çalışanlarına armağan eden ve Adliye çalışanlarının haklı taleplerini duyurmak için koltuk yakıp, Adliye emekçilerinin sesi olan, Adalet Büro-Sen sendikasının değerli yöneticilerini tebrik eder; çalışmalarında başarılar dilerim…
    Hamdi YALÇIN
    (hamdiyalcin1@hotmail.com)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


4 − dört =