Çarşamba, Ekim 21, 2020
Bakanı şimdi anladık !!!

Bakanı şimdi anladık !!!

  Adalet Bakanı Sadullah Ergin, hukuk eğitiminin masaya yatırılması gerektiğini belirterek, bu konuda yapılan çalışmanın yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını söylerken,  1987 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Hatay Adliyesi’ne staj yapmak üzere gittiğini belirterek, burada başkatiple yaşadığı diyaloğu anlattı.

   Başkatibin kendisine,  “staj yaptı”  belgesini 15 gün sonra gelip alabileceğini söylediğini bunun üzerine kendisinin  ” Staj yapmak istiyorum “ dediğini, başkatibin ise “ Kendi memurlarımı oturtacak yer bulamıyorum, seni nereye koyayım” diye cevap vermesi üzerine yine kendisinin “Ben sandalyemi getiririm” deyince başkatibin daha da kızdığını belirtti.

   Başkatibin kendisini, camekanla kapatılmış savcılıkta adli sicil almaya gelenler için ayrılan küçük pencerenin önüne oturttuğunu, o dönemde bilgisayar da olmadığı için yüzlerce sayfa arasında sicil kaydı taraması yaptığını anlatan Ergin, “Yani avukat adayı Sadullah Ergin klasör klasör dosyaları tarıyor. Sabıka var mı yok mu çeviriyorsun. Yazı işleri bize resmen mobbing uyguluyor” diye konuştu.

   Adalet Bakanı Ergin’in bu anekdotundan sonra adliye personelinin aklına şu soru takıldı : “Acaba Adalet Bakanı bilinçaltına yerleşen bu anısından dolayı mı bizlere gereken değeri vermiyor ve sesimizi duymak istemiyor ?

   Bilinçaltı insan hayatında çok önemli bir yer oynamaktadır. İnsanlar geçmişte yaşadıkları olumsuz olayları hafızanın en ücra köşelerine kayıt etmekte, aradan uzun yıllar da geçse yaşanan bu hatıralar bir şekilde karşılarına çıkmaktadır. Yaşanan bu olaylar nedeniyle bilinçaltı genellemeler yapabilmektedir. Örneğin geçmişte kavga ettiğiniz komşunuzun adı Ahmet ise,  bilinçaltına tüm Ahmet isimli şahısların kavgacı olduğu unsurunu yerleştirebilirsiniz. Sayın bakanımızın da adliye personeline karşı olan ilgisiz tutumunun,  yukarıda anlattığı anekdotun bilinçaltına yerleşmesinden kaynaklandığını düşünüyoruz.

   Olayın farklı bir yönüyle bir hususa daha dikkatinizi çekmek istiyoruz. Yukarıda başkatibin stajyer Ergin’e “ kendi memurlarımı oturtacak yer bulamıyorum, seni nereye koyayım” dediği belirtilmektedir.  Buradan şunu anlıyoruz ki, Adalet Bakanlığı bünyesindeki sorunlar sayın bakanın staj yaptığı 1987 yılından bu yana herhangi bir çözüme kavuşmamıştır. 30 sene önceki sorunlar ne ise bugün yine aynı sorunları yaşıyoruz. Örneğin Erciş Adliyesi Personelinin yeni bir adliye binasına sahip olmasına rağmen halen prefabrik adliyede çalıştırılması, İzmir Adliyesi’nin yazın sıcağında soğutma sistemi olmayan bir ortamda çalışması, yine infaz bürosu alt katında otopsi yapılması ve buradan çıkan kokunun kalem ortamlarına yayılması, adliyelerde hakim ve savcılara özel asansör, tuvalet, otopark, yemekhane ve otobüs servislerinin tahsisi ile kast sisteminin uygulanması, Mersin Adliyesi’nde olduğu gibi personellere tahsis edilen 50 kişilik servis otobüsüne 100 personel istiflenirken, hakim ve savcılara tahsis servislerde 10 kişinin seyahat etmesi, bir  çok taşra teşkilatlarında sağlıksız çalışma koşullarının bulunması ….. ve daha anlatılacak çok şey.  Sorunlar sadece bu anlatılanlar ve çalışma ortamlarına ilişkin anlatılacaklarla sınırlı kalmıyor maalesef. Maddi anlamda elimizden alınan havuz, nöbet, ulaşım ve fazla mesai ücretlerinin gitmesiyle adliye personeli maalesef yoksulluk sınırının altına düşmüştür.

    Soruyoruz size şimdi sayın bakan, KİM KİME MOBBİNG UYGULUYOR  ?

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


dokuz × = 63