Cumartesi, Aralık 7, 2019
YIPRANMA PAYI VE 3600 EK GÖSTERGE EN ÇOK BİZİM HAKKIMIZ !

YIPRANMA PAYI VE 3600 EK GÖSTERGE EN ÇOK BİZİM HAKKIMIZ !

Kamu personellerin çalışma standardı ve performansı birlikte değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığının iş yoğunluğu, iş zorluğu ve iş stresinin diğer kurumlardan daha fazla olduğu artık tartışılmaz bir hale gelmiştir. Bu mevcut yoğunluk ve stres faktörleri  Adalet Bakanlığı personelini diğer kurum personellerine oranla daha fazla yıpratmaktadır. Devletimiz tarafından iş zorluğu ve riski kriterlerine uygun olarak bazı çalışanlara imtiyazlı haklar tanınmaktadır. Örnek olarak, TSK, kolluk kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, basın ve gazetecilikte, TRT’de, TBMM’nde yasama organı statüsünde çalışanlara yıpranma payı verilmekteydi. Son olarak yapılan düzenleme ile aynı haktan CTE ve sağlık personelinin de haklı olarak faydalandırılması sağlanmıştır.

Ancak bu tür düzenlemelerin yapılmasında Adalet Bakanlığı personellerinin göz ardı edilmesi veyahut unutulması personeller üzerinde büyük üzüntü ve kırgınlıklar oluşturmaktadır. Konuya ilişkin sendikamızca 2017 yıl Mart ayında ( http://adaletburosen.org.tr/blog/yipranma-payi-adalet-bakanligi-personelinin-hakkidir/ )  ülke çapında Başbakanlığa ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına hitaben bir dilekçe kampanyası başlatarak, topladığımız dilekçeleri ilgili birimlere teslim etmiş idik. Yapılan bu çalışmaların neticeye ulaşması adına personelimize de yıpranma payı (erken emeklilik) verilmesi hususunda Adalet Bakanlığından ( http://adaletburosen.org.tr/blog/adalet-bakanligi-personeline-yipranma-payi-mutlaka-verilmelidir/) ayrıca talepte bulunmuştuk. Yapılan bu fiili çalışmaların devamı niteliğinde ve tekrar hatırlanması adına aynı kampanyayı tekrar yapma hususunda sendikamızca karar alınmıştır. Ayrıca aynı dilekçede 3600 ek gösterge talebimiz de olacaktır.

Aşağıda örneği verilen dilekçenin her iki makama hitaben ayrı ayrı gönderilmesi yapılacak çalışmayı olumlu etkileyecektir. Bu itibarla, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personel arkadaşlarımızın ihmale mahal bırakılmaksızın dilekçelerin ayrı ayrı çıktısını alarak, imzaladıktan sonra bulundukları il başkanlıklarına veya Adalet Sen Genel Merkezine göndermeleri önemle rica olunur.

 

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINA

                                                         ANKARA

—–

 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK  BAKANLIĞINA

                                                                                  ANKARA

         Kamuda erken emeklilik imkânı tanınacak mesleklerin genişletilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde bir komisyon oluşturulmuş, neticesi itibariyle bir kısım kurum personeline 5 yıl karşılığı 1 yıl yıpranma payı verilerek erken emekli olma imkânı sağlanmıştır. Bu imkânı sağlamaktaki temel amaç bu personellerin çalışma koşulları ve psikolojik yıpranmaları olarak değerlendirilmiştir. Keza yine bir kısım kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e çıkartılması hususunda da ayrıca çalışmalar bulunmaktadır.

            Kamu kurumlarında çalışan personelin yaptıkları işin niteliği ve önemi, iş çokluğu ve iş gereklerinin meydana getirdiği psikolojik bozukluklar, mesai sonrası dinlenme saatlerinde yapılan çalışmaların sürekliliği, kurum içerisinde hiyerarşik yapının yoğunluğu nedeniyle ortaya çıkan mobbingin insan hayatına olumsuz yansımaları gibi faktörler birlikte değerlendirildiğinde Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerin diğer kurum personellerine karşılık ruhen ve fiziken çok daha fazla yıprandığı net bir tablo ile karşımıza çıkacaktır.

            Bilindiği üzere adliyeler sorunu olan insanların olumsuz psikoloji ile gitmek zorunda oldukları devlet kurumlarıdır. Bu kuruma gelen insanlar haliyle üzerlerindeki olumsuz psikolojiyi çalışanlara da yansıtmaktadırlar. Sorunların çözümü noktasında vatandaşımızla bire bir ilgilenmekle yükümlü olan personelimiz de neredeyse bu problemlere ortak olmaktadırlar. Herkesin kabul gördüğü üzere, toplumda gerek sosyal ve gerekse ekonomik değişimler nedeniyle ihtilaflar çoğalmakta, haliyle adliyelere müracaatlar bir önceki döneme göre daha fazla artmakta, artan dosya sayısı da yoğun ve stresli iş temposu olarak personelin omuzlarına binmektedir.

            Meydana gelen iş yoğunluğu neticesi personelin mesai saatleri dışında geç saatlere kadar çalışmasına ve hatta hafta sonu dahi işleri bitirmek üzere kurumda ek mesai yapmasına sebebiyet vermektedir. İş yoğunluğunun neticeleri sadece ek mesai olarak karşımıza çıkmamaktadır. Duruşmaların uzaması nedeniyle öğlen yemek mesaisini dahi kaçırabilmekte, hatta uzun süren duruşmalar nedeniyle saatlerce yerinden kalkamayan personelin omur ve bel rahatsızlıkları gibi sağlık sorunları da ortaya çıkabilmektedir. Hele bir de aynı gün içerisinde nöbet görevi var ise personelin durum daha da ciddi bir vaziyete ulaşabilmektedir.

            Savcılıkta otopsi nöbetine kalan personel gecenin bir vakti kimsenin görmeye tahammül edemeyeceği ceset manzaraları ile karşı karşıya kalabilmekte, üzerinden atamadığı olumsuz psikolojiyi evine ve çocuklarına yansıtmamak adına kurum tarafından psikolojik sağlık desteği dahi alamamaktadır. Aynı şekilde emanet memurluğunda çalışan arkadaşlara her türlü suç eşyası zimmetlenmekte, emanet depolarının olumsuz koşulları altında sağlıklarını yitirebilmektedir.

            Farklı bir bakış açısıyla icra dairesi çalışanlarının incelenmesinde, borçlu ve alacaklı arasında kalan personel her iki taraftan da psikolojik ve fiziki şiddet görebilmektedir. Bu tür vakıalar daha çok haciz mahallerinde gerçekleşmekte, meydana gelen kavgalar ve tartışmalar sonunda icra dairesi çalışanı dava konusu olabilecek mağduriyetlere uğrayabilmektedir.

            Kurum içerisindeki çalışan diğer personeller de benzeri birçok sorunla karşı karşıya kaldıkları gibi çoğu zaman amir baskısı ile ortaya çıkan mobbing uygulamaları neticesi ya çalıştıkları işten soğuyarak motivasyonları düşmekte ya da çareyi istifada aramaktadır.

            Adalet, eşitlik ve hakkaniyet kuramları ölçülerine riayet edilerek kamu kurumları arasında zor şartlar altında çalışan personellere yıpranma payı veriliyorsa, listenin ilk sırasında Adalet Bakanlığı Personelinin bulunması kaçınılmaz hale gelecektir.

            Tüm bu nedenler birlikte değerlendirildiğinde, yapılan işin niteliği ve yıpratıcı unsurları göz önünde bulundurulduğunda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personelin 5 yıllık hizmeti karşılığında 1 yıl yıpranma payı verilmesini ve ek göstergelerimizin diğer kurum çalışanlarında olduğu üzere 3600’e çıkartılmasını saygıyla arz ederiz. …/…/2018

                                                                                      Adı-Soyadı

                                                                                        Kurumu

Hakkında Adalet Büro Sen

ADALET SEN, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan tüm personellerimizin tek bir çatı altında toplanarak güçlenmesi, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma barışının tesisi düşüncesiyle 21 Aralık 2009 tarihinde Adliye Personellerinin kararlı girişimiyle kurulmuştur. Kuruluş aşamasında sendikanın ilkeleri belirlenmiş, başarının tesisine yönelik yol haritası çizilmiş, sendikanın tüzel kişiliğinin siyasetten bağımsız faaliyette bulunmasına, tüm üyelerin ve yöneticilerin Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan personellerden oluşmasına, sendikanın bu alanda uzmanlaşmasına karar verilmiştir. Türkiye'nin birçok il ve ilçelerinde teşkilatlar kurulmuş, alınan karar ve ilkeler doğrultusunda siyasal söylemden uzak çalışmalar yapılmıştır. Büro hizmetleri sınıfında onlarca farklı kurumun arasında kaybolan Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan personellerimizin sorunlarının kaynağı olarak kendisine ait bir hizmet sınıfının bulunmadığı tespit edilmiş, sendikamızca alınan karar doğrultusunda ilk hedef "Yargı Hizmetleri Sınıfının Kurulması" olmuştur. Bu uğurda birçok çalışmalara imza atılmış, tarihte ilk kez 8 Aralık 2012 tarihinde Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce yargı çalışanları Ankara'da toplanarak yıllarca ihmal edilen haklarına ilişkin taleplerini basın açıklaması yoluyla yetkililere duyurmaya çalışmıştır. Bu günün milat olması münasebetiyle 8 Aralık tarihi "Yargı Çalışanları Günü" olarak ilan edilmiş, her yıl farklı etkinliklerle kutlamalar yapılarak yargı çalışanlarının gündeme getirilmesi, çalışma şartlarının ve taleplerinin iyileştirilmesi hususunda kamuoyu oluşturulması düşünülmüştür. Sendikal faaliyetler kapsamında yoğun olarak Adalet Bakanlığında, TBMM'nde ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışmalar yapılmış, yazılı talepler ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara takdim edilmiştir. Çalışmalar sadece genel kapsamda kalmayıp, lokal anlamda da taşra teşkilatlarında olan sorunların çözümüne yönelik mahallinde ikili görüşmeler yapılmış, gerek teşkilat yapısındaki sıkıntılar çözüme kavuşturulmuş ve gerekse soruna maruz kalan personelin refaha kavuşması temin edilmiştir. Mevcut konjonktürde birçok sendika kendi alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi de tüm zamanımızı ve enerjimizi kendi meslektaşlarımıza yönelik harcayarak, alanında uzmanlaşmış bir sendika olmamızdır. Mesele, büyük organizasyonlarda farklılıkların gurupların arasındaki cılız sesler olmamalıdır, asıl mesele aynı sorunları paylaşanların ve aynı dili konuşanların bir araya gelerek kenetlenmesi, sesini güçlü bir şekilde duyurabilmesi olmalıdır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan tüm meslektaşlarımızın daha iyi yarınlara kavuşması için bir araya gelerek güçlenmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu gücün de uygulanabileceği kat'i zemin şüphesiz ki ADALET SEN çatısıdır. Tüm meslektaşlarımızın doğru bir düşünce yapısıyla hareket ederek, kendi meslektaşlarının öncülüğünde kurulan ADALET SEN ile yola devam etmeleri en doğru karar olacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*


beş − 1 =